pünez2

putperest

Fa but-parast puta tapan

putrel

Fr poutrelle [küç.] merteğin küçüğü, atkı ağacı veya demiri Fr poutre inşaatta kullanılan kalın direk +ell° << OLat pullitra at yavrusu, tay Lat pullum her tür hayvan yavrusu

puzzle

İng jigsaw puzzle yap-boz İng puzzle bilmece, muamma

pülverize

Fr pulveriser toz haline getirmek Lat pulvis, pulver- toz +ise-

pünez1

Yun pínes πίνες z [çoğ.] bir tür büyük midye Yun pína πίνα za.a. << EYun pínē/pína πίνη z1. büyük midye, 2. sedef, inci

pünez2

"raptiye" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
pünez: ... başı pul şeklinde büyücek, kendi kısa ve ince çivi.

Fr punaise 1. tahta kurusu, 2. raptiye EFr punais sokan


01.01.2011 den önce
pür1

Fa/OFa pur پر zdolu, çok << OFa purr/purn a.a. ≈ Ave pərəna- a.a. (Kaynak: Barth sf. 894)(≈ Sans pūrna a.a. ) << HAvr *pl̥h₁-nó-s (*pl̥-nó-s a.a. (Kaynak: Pokorny sf. 798-800)HAvr *pleh₁- (*plē-) çok olmak, dolu olmak

pür2

Fr pure saf, katıksız << Lat purus a.a.

pürçek

<< ETü bürçek saç kıvrımı veya örgüsü, püskül ETü bür- kıvırmak +çAk

püre

Fr purée sebze veya meyve ezmesi << EFr porée bezelye veya mercimek çorbası << OLat porea/purea a.a.

püriten

Fr puritain İng puritan köktendinci, özellikle 17. yy'da İngiltere'de zuhur eden radikal protestan mezheplere mensup kimse OLat puritas safluk, bulaşmamışlık Lat purus saf +itas