pöçük

poyraz

Yun boreás/voreás βορεάς zkuzey rüzgârı << EYun boréas/boreás βορεάς zkuzeye ait, kuzey rüzgârı

poz

Fr pose 1. duruş, durma, 2. resimde modelin duruşu << OLat pausa durma, ara verme, stop EYun paúsis παύσις za.a. EYun paúō, paus- παύω, παυσ- zdurmak +sis << HAvr *peh₂w- (*pāw-) bırakmak, terketmek, sona erdirmek

pozisyon

Fr position konum, durum Lat positio Lat ponere, posit- koymak +()tion

pozitif

Fr positif müspet, olumlu OLat positivus 1. gramerde olumlu önerme, 2. mantıkta veri Lat ponere, pos- koymak +()tiv°

pozitivizm

Fr positivisme bilginin müspet olgu ve gözleme dayandığını savunan felsefi görüş (İlk kullanım: 1830 Auguste Comte, Fr. filozof.)

pöçük

[ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
İnsanıŋ ve hayvānıŋ maḳˁadında ve kuyruk dibinde poç/pöç پوچ ve kuyruk sokumu ve uca taˁbīr olunur, mercimek kadar kemikdir ki [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
pöçük: Ufak kuyruk, enli koyun kuyruğu.

Erm boçig պոչիկ z [küç.] kuyrukçuk Erm boç պոչ zkuyruk (Kaynak: Acar sf. 4.98)


10.09.2017
pöhrenk

Erm poğrag/poğrank փողրակ/փողրանք zsu kanalı, oluk (Kaynak: AcarK sf. 1077.)Erm poğ փող zboru (Kaynak: Acar sf. 4.512.)

pörsü|mek

<< TTü porsu- buruşmak <? ETü boz

pörtle|mek

onom pört patlama ve dışarı fırlama sesi

pösteki

Fa pōst پوست z

pötibör

Fr petit-beurre bir tür bisküvi § Fr petit küçük Fr beurre tereyağı (<< Lat butyrum a.a. )