otokton

otodidakt

Fr autodidacte kendi kendini eğitmiş EYun autodídaktos αυτοδίδακτος z

otogar

Fr autogare otobüs garı § Fr autobus Fr gare

otoklav

Fr autoclave buhar basıncıyla kilitlenen su kazanı § EYun auto αυτο zkendi Lat clavis kilit

otokrasi

Fr autocratie tek kişi iktidarı, diktatörlük EYun autokratía αυτοκρατία za.a. EYun autokratḗs αυτοκρατής ztek başına iktidar kullanan, bağımsız § EYun autós αυτός zkendi EYun krátēs -κράτης zegemen, muktedir

otokritik

Fr autocritique özeleştiri

otokton

[ Afet İnan, 1935]

Fr autochtone yerli (halk), aborijin EYun autóχthōn αυτόχθων z«toprağın yerlisi», Atina'nın en eski yerli aileleri için kullanılan deyim § EYun autós αυτός zkendi, aynı EYun χthōn χθών ztoprak (<< HAvr *kʰtʰṓn ≈? HAvr *(dʰé)ǵʰōm toprak )


04.04.2013
otoman

Fr ottoman bir tür alçak peyke, tabure öz Ottoman Osmanlı Ar ˁuṯmān عثمان zbir erkek adı, Osman

otomat

Fr automate kendi iradesiyle hareket eden varlık veya bunu taklit eden makina EYun autómatos αυτόματον zkendi-iradeli § EYun autós αυτός zkendi EYun +matós -ματός zdüşünce, istem, irade (<< HAvr *mn̥-ti- HAvr *men-¹ düşünmek )

otomatik

Fr automatique İng automatic kendinden-hareketli (sıfat) Fr automate kendinden-hareketli (ad) +ic°

otomobil

Fr automobile 1. kendinden hareket eden, 2. motorlu nakil aracı § EYun autós αυτός zkendi Lat mobilis hareket eden

otomotiv

Fr/İng automotive otomobile ilişkin Fr/İng automotion «kendinden hareketlilik», otomobilcilik +(t)iv° § EYun autós αυτός zkendi Lat motio devinim