osilasyon

ortostat

İng orthostat 1. ayakta durma, 2. dikme, dikilitaş EYun orthostátēs ὀρθοστάτης za.a. § EYun orthós doğru, dik EYun stātós στατός zduran, durdurulmuş

oruç

Sogd *rōçag oruç tutma (≈ OFa rōzag a.a. ) Sogd rōç gün

orun

<< ETü oron/orun makam, taht ≈ Moğ orun a.a.

oryantal

Fr oriental doğuya ait, doğulu Fr orient doğu +al° Lat oriens a.a. Lat oriri (güneş) doğmak +ent°

oryantasyon

Fr orientation yönelme, yön belirleme, psikolojide kişinin yerini ve çevresini bilmesi Fr orienter [den.] 1. doğuya yönelmek [esk.], 2. yönelmek, yön belirlemek +(t)ion Fr orient doğu

osilasyon

[ Meydan-Larousse, 1969]

Fr/İng oscillation dalgalanma, salınma Lat oscillare [den.] a.a. +(t)ion Lat oscillum [küç.] rüzgârda salınması için ağaç dallarına asılan uğur, salıncak

Benzer sözcükler: osilatör, osilograf, osilometre, osiloskop


01.10.2017
osmiyum

YLat osmium bir element (İlk kullanım: 1803 Smithson Tennant, İng. kimyacı.) EYun osmḗ οσμή zpis koku +ium EYun ózō pis kokmak +ism° HAvr *h₃ed- (*od-) a.a.

osmoz

Fr osmose İng osmosis fizikte geçişme (İlk kullanım: 1854 Graham, İng. fizikçi.) EYun ōsmós ωσμός zitiş +sis EYun ōthéō, eōsa ωθέω zitmek, zorla geçmek

oste(o)+

Fr ostéo+ İng osteo+ [bileşik adlarda] kemik EYun ostéon οστέον za.a. << HAvr *h₃ésth₁ (*óst) a.a.

osteoloji

Fr ostéologie kemik uzmanlığı

osteoporoz

Fr ostéoporose kemik erimesi § EYun ostéon οστέον zkemik EYun porósis πορόσις zdelikdeşik olma, süngersi olma EYun póros πόρος zdelik +osis