oryantal

ortodonti

Fr orthodontie diş düzeltme mesleği

ortopedi

Fr orthopédie kemik ve kas deformasyonlarını düzeltme yöntemi (özellikle çocuk ve ergenlerde) § EYun orthós ορθός zdüzgün, doğru EYun paideía παιδεία zeğitim, çocuk yetiştirme

ortostat

İng orthostat 1. ayakta durma, 2. dikme, dikilitaş EYun orthostátēs ὀρθοστάτης za.a. § EYun orthós doğru, dik EYun stātós στατός zduran, durdurulmuş

oruç

Sogd *rōçag oruç tutma (≈ OFa rōzag a.a. ) Sogd rōç gün

orun

<< ETü oron/orun 1. yer, makam, 2. taht

oryantal

oryantalist "şarkiyatçı" [ Ahmed Mithat, Paris'te Bir Türk (roman), 1877]
oryantalist (ulûm ve sanayi-i şarkiyyeyi merak edip ömrünü ona vakfedenlerdir) oryantal film "konusu Şarkta geçen film" [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
mevsimin en büyük oryantal filmi oryantal dans "Şark dansı" [ Cumhuriyet - gazete, 1936]
Halime, oryantal şarkıları, dansları, cazib mevzuu ile herkesin müteaddit defalar seyretmekten zevk alacağı

Fr oriental doğuya ait, doğulu Fr orient doğu +al° Lat oriens a.a. Lat oriri (güneş) doğmak +ent°

 orijin

Benzer sözcükler: oryantalist, oryantalizan, oryantalizm

Bu maddeye gönderenler: oryantasyon


14.03.2018
oryantasyon

Fr orientation yönelme, yön belirleme, psikolojide kişinin yerini ve çevresini bilmesi Fr orienter [den.] 1. doğuya yönelmek [esk.], 2. yönelmek, yön belirlemek +()tion Fr orient doğu

osilasyon

Fr/İng oscillation dalgalanma, salınma Lat oscillare [den.] a.a. +()tion Lat oscillum [küç.] rüzgârda salınması için ağaç dallarına asılan uğur, salıncak

osmiyum

YLat osmium bir element (İlk kullanım: 1803 Smithson Tennant, İng. kimyacı.) EYun osmḗ οσμή zpis koku +ium EYun ózō pis kokmak +ism° HAvr *h₃ed- (*od-) a.a.

osmoz

Fr osmose İng osmosis fizikte geçişme (İlk kullanım: 1854 Graham, İng. fizikçi.) EYun ōsmós ωσμός zitiş +sis EYun ōthéō, eōsa ωθέω zitmek, zorla geçmek

oste(o)+

Fr ostéo+ İng osteo+ [bileşik adlarda] kemik EYun ostéon οστέον za.a. << HAvr *h₃ésth₁ (*óst) a.a.