ortanca2

orta

<< ETü ortu merkez(de), orta(da) ETü or- kesmek

ortaç

TTü orta +(g)Aç

ortak

<< ETü ortuk ortak ETü *ort- +Uk ETü or- kesmek, pay etmek +It-

ortam

TTü orta +Im

ortanca1

TTü orta

ortanca2

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ortansiya: Japonya'dan gelme maruf pembe bir çiçektir.

Fr hortensia bir süs çiçeği (İlk kullanım: Theodore Commerson, Fr. botanikçi (1727-1773).) öz Hortense Lepaute Commerson'un arkadaşı olan bir kadın


30.09.2014
ortay

TTü orta +(g)Ay

ortodoks

Yun orthódoksos ορθόδοξος z1. doğru mezhep sahibi, doğru öğretiye uygun, 2. Rum kilisesine verilen bir unvan § Yun/EYun orthós ορθός zdoğru, dik Yun/EYun dóksa δόξα zgörüş, doktrin, mezhep, öğreti

ortodonti

Fr orthodontie diş düzeltme mesleği

ortopedi

Fr orthopédie kemik ve kas deformasyonlarını düzeltme yöntemi (özellikle çocuk ve ergenlerde) § EYun orthós ορθός zdüzgün, doğru EYun paideía παιδεία zeğitim, çocuk yetiştirme

ortostat

İng orthostat 1. ayakta durma, 2. dikme, dikilitaş EYun orthostátēs ὀρθοστάτης za.a. § EYun orthós doğru, dik EYun stātós στατός zduran, durdurulmuş