oralet

opus

YLat opus klasik müzikte eser Lat opus, oper- iş, eser << HAvr *h₃ép-o-s (*óp-o-s) HAvr *h₃ep- (*op-) emek vermek, mahsul elde etmek

or(o)+

Fr/İng oro+ [bileşiklerde] dağ EYun óros όρος zdağ EYun órnymi yükselmek, kalkmak

ora

TTü ol işaret sıfatı ve zamiri +rA

orak

<< ETü orġak ot biçme aleti ETü or- biçmek +(g)Ak

oral

Fr oral ağza ilişkin Lat oralis a.a. Lat os, or- ağız +al° << HAvr *h₃éh₁-o-s (*ṓ-o-s) ağız

oralet

"konsantreden üretilmiş meyve aromalı meşrubat" [ Milliyet - gazete, 1965]
kadın öğretmene bir bardak 'Oralet' getirdi. Tuvaleti Oralet anlamıştı.

marka Oralet Eczacıbaşı Holding'e ait meşrubat konsantresi markası (İlk kullanım: 1962)


09.10.2017
oran

≈ ETü orum kesim, tutam ETü or- kesmek

orangutan

Fr orangoutan Malaya ve Sumatra bölgesine mahsus bir tür maymun Malay orang utan orman adamı

orantı

TTü oran +(In)tI

oratoryo

İt oratorio 1. dua yeri, şapel, 2. dini içerikli koral yapıt << OLat oratorium dua yeri Lat orare konuşmak, dil dökmek, dua etmek +()torium Lat os, or- [den.] ağız

ordinaryüs

YLat professor ordinarius (Alman üniversitelerinde) nizami profesör Lat ordinarius nizami, usule uygun Lat ordo, ordin- düzen, nizam, tertip, rütbe +ari°