opak

ons

İng ounce librenin onikide biri olan tartı birimi Lat uncia onikide bir, herhangi bir ölçü biriminin onikide biri, a.a. Lat unx, unc- birim Lat unus bir

ontoloji

Fr ontologie varlıkbilim EYun ón, ont- όν, οντ- zvarlık, varolma

onur

~? Fr honneur şeref, haysiyet << Lat honos, honor- a.a.

oolit

Fr oolithe böbrek taşı, topluiğne başı şeklinde taş § EYun oón οόν zyumurta EYun líthos λίθος ztaş

oosit

Fr/İng oocyte tıpta yumurta döllenmemiş hücresi § EYun ōón/ōión ωόν/ωιόν zyumurta (<< HAvr *h₂ōw-i̯ó-m (*ōw-i̯ó-m) a.a. ) EYun kýtos κύτος zhücre

opak

[ Milliyet - gazete, 1958]
Röntgen şualarını geçirmedikleri için radyo-opak adını alan bu ilaçlar mesela hastaya içirilerek

Fr opaque şeffaf olmayan Lat opacus gölgeli, karanlık

Benzer sözcükler: opaklaştırıcı, opasite


13.01.2015
opal

Fr opale bir tür değerli taş << Lat opalus a.a. EYun opállios οπάλλιος za.a. Sans úpala उपल zher çeşit taş, mücevher

opera

İt opera 1. iş, eser, 2. müzikli dram (İlk kullanım: İkinci anlamda 1590 Filippo Neri, Floransalı müzik kuramcısı.) << Lat opera [çoğ.] eserler Lat opus iş, eser

operasyon

Fr opération 1. işlem, ameliye, 2. tıpta ameliyat Lat operatio a.a. Lat operari iş yapmak, emek vermek +()tion

operet

Fr opérette hafif opera, müzikal tiyatro İt operetta [küç.] a.a. İt opera +et°

oportünizm

Fr opportunisme fırsatçılık (İlk kullanım: 1876 Rochefort, Fr. yazar.) Fr opportun uygun, elverişli +ism° Lat opportunus limana doğru esen (rüzgâr), elverişli Lat opportare [den.] uygun olmak Lat ob+ portus liman