oolit

onomatope

Fr onomatopée ses benzetmesiyle yapılan kelime EYun onomatopoieía ονοματοποιεία zisim yapma § EYun ónoma όνομα zisim (<< HAvr *nōmn a.a. ) EYun poiéos ποιέος zyapan, inşa eden +ia (EYun poiéō ποιέω zyapmak )

onore

Fr honorer onurlandırmak Lat honorare [den.] a.a. Lat honos, honor- şeref, haysiyet

ons

İng ounce librenin onikide biri olan tartı birimi Lat uncia onikide bir, herhangi bir ölçü biriminin onikide biri, a.a. Lat unx, unc- birim Lat unus bir

ontoloji

Fr ontologie varlıkbilim EYun ón, ont- όν, οντ- zvarlık, varolma

onur

~? Fr honneur şeref, haysiyet << Lat honos, honor- a.a.

oolit

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Oolithe [Fr.]: oolit اوىٔوليت, balık yumurtası gibi daneli bir nevi kireç.

Fr oolithe böbrek taşı, topluiğne başı şeklinde taş § EYun oón οόν zyumurta (<< HAvr *ōw-yo- yumurta ) EYun líthos λίθος ztaş

 oval, lit(o)+


08.10.2017
oosit

Fr/İng oocyte tıpta yumurta döllenmemiş hücresi § EYun ōón/ōión ωόν/ωιόν zyumurta (<< HAvr *ōw-yo- a.a. ) EYun kýtos κύτος zhücre

opak

Fr opaque şeffaf olmayan Lat opacus gölgeli, karanlık

opal

Fr opale bir tür değerli taş << Lat opalus a.a. EYun opállios οπάλλιος za.a. Sans úpala उपल zher çeşit taş, mücevher

opera

İt opera 1. iş, eser, 2. müzikli dram (İlk kullanım: İkinci anlamda 1590 Filippo Neri, Floransalı müzik kuramcısı.) << Lat opera [çoğ.] eserler Lat opus iş, eser

operasyon

Fr opération 1. işlem, ameliye, 2. tıpta ameliyat Lat operatio a.a. Lat operari iş yapmak, emek vermek +()tion