onur

onomastik

Fr onomastique İng onomastic özel isimlere ilişkin EYun onomastikós EYun ónyma, onom- isim +istik°

onomatope

Fr onomatopée ses benzetmesiyle yapılan kelime EYun onomatopoieía ονοματοποιεία zisim yapma § EYun ónoma όνομα zisim (<< HAvr *h₁néh₃-mn̥ (*enṓ-mn̥) a.a. ) EYun poiéos ποιέος zyapan, inşa eden +ia (EYun poiéō ποιέω zyapmak )

onore

Fr honorer onurlandırmak Lat honorare [den.] a.a. Lat honos, honor- şeref, haysiyet

ons

İng ounce librenin onikide biri olan tartı birimi Lat uncia onikide bir, herhangi bir ölçü biriminin onikide biri, a.a. Lat unx, unc- birim Lat unus bir

ontoloji

Fr ontologie varlıkbilim EYun ón, ont- όν, οντ- zvarlık, varolma

onur

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Fransevi, 1905]
honneur [Fr.]: ... şeref, şan, şöhret, itibar, haysiyet, onör اونور YTü: [ Türk Dilini Tedkik Cemiyeti, Tarama Dergisi, 1934]
haysiyet ... izzet ... itibar: onur YTü: onursal "fahri" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
O, bu vazifeyi fahri olarak deruhde etti = O, bu işi onursal olarak üstüne aldı

~? Fr honneur şeref, haysiyet << Lat honos, honor- a.a.

 onore

Not: Tarama Dergisi'nde “Kamus-ı Türki'de yer aldığı” kaydıyla yer verilen sözcüğe Şemseddin Sami'nin Kamus-ı Türki'sinde rastlanmaz. Ancak yine Ş. Sami'nin 1905 tarihli Kamus-ı Fransevi'sinde okunuşu muğlak olan اونور (onur/onör) görülür. 1934'ten eski başka herhangi bir metin örneği bulunamadı.

Benzer sözcükler: onursal


13.02.2019
oolit

Fr oolithe böbrek taşı, topluiğne başı şeklinde taş § EYun oón οόν zyumurta EYun líthos λίθος ztaş

oosit

Fr/İng oocyte tıpta yumurta döllenmemiş hücresi § EYun ōón/ōión ωόν/ωιόν zyumurta (<< HAvr *h₂ōw-i̯ó-m (*ōw-i̯ó-m) a.a. ) EYun kýtos κύτος zhücre

opak

Fr opaque şeffaf olmayan Lat opacus gölgeli, karanlık

opal

Fr opale bir tür değerli taş << Lat opalus a.a. EYun opállios οπάλλιος za.a. Sans úpala उपल zher çeşit taş, mücevher

opera

İt opera 1. iş, eser, 2. müzikli dram (İlk kullanım: İkinci anlamda 1590 Filippo Neri, Floransalı müzik kuramcısı.) << Lat opera [çoğ.] eserler Lat opus iş, eser