okka

+oid

Fransızca +oïde veya İngilizce +oid "[bileşik adlarda] gibi, benzer, benzeyen" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen oeidḗs οειδής z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca eîdos εῖδος z "şekil, görüntü, suret" sözcüğünden türetilmiştir. Yunanca sözcük Eski Yunanca eidō ειδω z "görmek" fiilinden türetilmiştir.

oje

Fransızca augée "kapçık içinde tutulan şey, müstahzarat, tırnak cilası" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca auge "kapçık, hokka" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen alveus sözcüğünden evrilmiştir.

ok

Eski Türkçe ok "ok" sözcüğünden evrilmiştir.

okazyon

Fransızca occasion "fırsat, rastlantı, hadise" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince occāsio "rastlantı" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince occidere "üstüne veya önüne düşmek, rast gelmek" fiilinden +(t)ion ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince cadere, cas- "düşmek" fiilinden ob+ önekiyle türetilmiştir.

okey

İng (Amer) OK "evet, tamam" sözcüğünden alıntıdır. sözcük İngilizce ol korekt [all correct] "her şey tamam" deyiminden türetilmiştir.

okka
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
tegme bir uḳıyye kırk altun bour. "730 gram eşdeğeri tartı birimi" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
vuḳayye, uḳıyye, usit. vaḳıyye vulg. oḳa: Pondus librarum 2 1/4. "1283 gram eşdeğeri tartı birimi" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
okka: Dört yüz dirhemden ibaret sıklet vezni.

Köken

Arapça uḳiyya(t) اوقيّة z "Suriye bölgesine özgü bir tartı birimi, y. 320 gram" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen uḳiyyā veya unḳiyyā אוקיא z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca oúnkia ούγκια z "librenin onikide biri olan tartı birimi, y. 27 gram" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Latince uncia "«onikilik», librenin onikide biri olan tartı birimi, y. 27 gram" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için ons maddesine bakınız.

Ek açıklama

Geç antik çağda Suriye ukiyyesi, Roma librası ve Bizans litrası eşdeğerdir. Librenin onikiliği anlamında bir terimin antik çağda 1 libreye, 17. yy'da 2,25 libreye, 20. yy başında 4 libreye nasıl eşitlendiğine dair kaynaklarda açıklama bulamadım. Karş. ▪ Fraenkel, Die Aram. Fremdwörter im Arabischen sf. 201-202. • İngilizce ounce "librenin 12'de biri" ve inch "ayağın 12'de biri" sözcükleri aynı Latince sözcükten türemiştir.

Benzer sözcükler

altıokka, okkalı


22.08.2017
oklava

Türkiye Türkçesi oklağu "hamur açma aygıtı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi okla- fiilinden Türkiye Türkçesinde +gU ekiyle türetilmiştir.

oklokrasi

Fransızca ochlocratie veya İngilizce ochlocracy "kalabalıkların iktidarı, mobokrasi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen oχlokratía ὀχλοκρατία z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca óχlos ὄχλος z "kalabalık, güruh" sözcüğünden türetilmiştir.

oklüzyon

Fransızca occlusion "tıkanma, kapanma" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince occlusio sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince occludere "tıkamak, kapatmak" fiilinden +(t)ion ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince claudere, claus- "kapatmak" fiilinden ob+ önekiyle türetilmiştir.

oksidantal

Fransızca occidental "Batıya ait, Batılı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince aynı anlama gelen occidentalis sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince occidens "batan (güneş), batı" sözcüğünden +al° ekiyle türetilmiştir. Latince sözcük Latince occidere "düşmek, batmak, ölmek, telef olmak" fiilinden +ent° ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince cedere, cess- "gitmek" fiilinden ob+ önekiyle türetilmiştir.

oksijen

Fransızca oxygène "«asit doğuran», asitlerin oluşumuna yol açan kimyasal madde" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) Fransızca sözcük Eski Yunanca oksýs, oksyd- οξύς, οξυδ- z "sivri, keskin, ekşi, asit" (NOT: Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *aḱ-su- biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂eḱ- (*aḱ-) "keskin, sivri, ekşi" kökünden türetilmiştir. ) ve Eski Yunanca genḗs γενής z "doğuran" sözcüklerinin bileşiğidir.