okazyon

oğlan

<< ETü oġlan [çoğ.] evlatlar, yavrular ETü oġul evlat +An2

oğul

<< ETü oġul yavru, çocuk

+oid

Fr +oïde İng +oid [bileşik adlarda] gibi, benzer, benzeyen EYun oeidḗs οειδής za.a. EYun eîdos εῖδος zşekil, görüntü, suret EYun eidō ειδω zgörmek

oje

Fr augée kapçık içinde tutulan şey, müstahzarat, tırnak cilası Fr auge kapçık, hokka << Lat alveus a.a.

ok

<< ETü ok ok

okazyon

"satışta fırsat, tenzilat" [ Akşam - gazete, 1932]
okazyon, büyük tenzilat levhasını kapıya as.

Fr occasion fırsat, rastlantı, hadise Lat occāsio rastlantı Lat occidere üstüne veya önüne düşmek, rast gelmek +()tion Lat ob+ cadere, cas- düşmek

 kadans


08.10.2017
okey

İng (Amer) OK evet, tamam İng ol korekt [all correct] her şey tamam

okka

Ar uḳiyya(t) اوقيّة zSuriye bölgesine özgü bir tartı birimi, y. 320 gram Aram uḳiyyā/unḳiyyā אוקיא za.a. EYun oúnkia ούγκια zlibrenin onikide biri olan tartı birimi, y. 27 gram Lat uncia «onikilik», a.a.

oklava

<< TTü oklağu hamur açma aygıtı TTü okla- +gU

oklokrasi

Fr ochlocratie İng ochlocracy kalabalıkların iktidarı, mobokrasi EYun oχlokratía ὀχλοκρατία za.a. EYun óχlos ὄχλος zkalabalık, güruh

oklüzyon

Fr occlusion tıkanma, kapanma Lat occlusio Lat occludere tıkamak, kapatmak +()tion Lat ob+ claudere, claus- kapatmak