ograten

ofis

Fr office makam, görev, görev yeri Lat officium işlik, iş yeri Lat *opificium Lat opus facere iş yapmak, işlemek +ium

ofisboy

İng office-boy büroda ayak işleri yapan çırak

ofsayt

İng off-side dış taraf, bir futbol terimi § İng off ayrı, dışarı (edat) İng side taraf

ofset

İng offset 1. (mimaride) duvarda girinti, çukur, niş, 2. baskı yüzeyindeki oyuklara mürekkep doldurma işlemine dayalı basım tekniği İng set off ayırmak, ayrı-koymak, vurgulamak § İng set koymak, oturtmak İng off ayrılma edatı (<< Ger *af a.a. << HAvr *h₂epó (*apó) a.a. )

oftalmoloji

Fr ophthalmologie göz hastalıkları uzmanlığı § EYun ophtalmós οφταλμός zgöz (EYun ops, opt- οψ, οπτ- za.a. << HAvr *okʷ-to- a.a. HAvr *h₃ekʷ- (*okʷ-) görmek ) EYun logeía λογεία z

ograten

gratine [ Milliyet - gazete, 1952]
kuşkonmaz gratine, morney usulü istakoz [ Cumhuriyet - gazete, 1964]
karidesleri akşam için ograten hazırladı. Fırına koyup pişirecek.

Fr au gratin rendelenmiş peynirli Fr à+ gratin rendelenmiş Fr gratter kazımak, rendelemek

 greyder

Benzer sözcükler: graten, gratine


15.11.2019
oğlak

<< ETü oġlak yavrucuk, özellikle keçi yavrusu ETü oġul yavru +Ak

oğlan

<< ETü oġlan [çoğ.] evlatlar, yavrular ETü oġul evlat +An2

oğul

<< ETü oġul yavru, çocuk

+oid

Fr +oïde İng +oid [bileşik adlarda] gibi, benzer, benzeyen EYun oeidḗs οειδής za.a. EYun eîdos εῖδος zşekil, görüntü, suret EYun eidō ειδω zgörmek

oje

Fr augée kapçık içinde tutulan şey, müstahzarat, tırnak cilası Fr auge kapçık, hokka << Lat alveus a.a.