ofsayt

ofans

Fr offense hücum, saldırı Lat offensa a.a. Lat offendere Lat ob+ fendere tepmek, vurmak

off-road

İng off-road yol dışı § İng off çıkma, ayrılma edatı İng road yol

offshore

İng off-shore 1. ana karadan ayrı (ada), 2. vergi avantajından yararlanmak üzere yabancı ülkeye kaydırılan fon § İng off ayrılma edatı İng shore kıyı (<< Ger *skurō- kesik HAvr *(s)ker-² kesmek )

ofis

Fr office makam, görev, görev yeri Lat officium işlik, iş yeri Lat *opificium Lat opus facere iş yapmak, işlemek +ium

ofisboy

İng office-boy büroda ayak işleri yapan çırak

ofsayt

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
golün ofsayt olduğunu görmedi

İng off-side dış taraf, bir futbol terimi § İng off ayrı, dışarı (edat) İng side taraf

 ofset


06.08.2017
ofset

İng offset 1. (mimaride) duvarda girinti, çukur, niş, 2. baskı yüzeyindeki oyuklara mürekkep doldurma işlemine dayalı basım tekniği İng set off ayırmak, ayrı-koymak, vurgulamak § İng set koymak, oturtmak İng off ayrılma edatı (<< Ger *af a.a. << HAvr *h₂epó (*apó) a.a. )

oftalmoloji

Fr ophthalmologie göz hastalıkları uzmanlığı § EYun ophtalmós οφταλμός zgöz (EYun ops, opt- οψ, οπτ- za.a. << HAvr *okʷ-to- a.a. HAvr *h₃ekʷ- (*okʷ-) görmek ) EYun logeía λογεία z

ograten

Fr au gratin rendelenmiş peynirli Fr à+ gratin rendelenmiş Fr gratter kazımak, rendelemek

oğlak

<< ETü oġlak yavrucuk, özellikle keçi yavrusu ETü oġul yavru +Ak

oğlan

<< ETü oġlan [çoğ.] evlatlar, yavrular ETü oġul evlat +An2