offshore

odun

<< ETü otuŋ yakacak tahta ETü *otun- yanmak +I(g) ETü ōt od, ateş

odyovizüel

Fr audio-visuel İng audio-visual görsel-işitsel

of

ünl of/uf/öf/üf üfleme, yorgunluk, bıkkınlık, üzüntü nidası ≈ ünl pof/puf/pöf/püf esinti ve nefes sesi

ofans

Fr offense hücum, saldırı Lat offensa a.a. Lat offendere Lat ob+ fendere tepmek, vurmak

off-road

İng off-road yol dışı § İng off çıkma, ayrılma edatı İng road yol

offshore

"bir sanayi malını yurt dışında üretme işi" [ Milliyet - gazete, 1954]
imalatçı memleketler tarafından ve Amerika Off-Shore teslimatı ile finanse edilen 1 milyar dolardan fazla mühimmat siparişleri "vergi kolaylığı sağlama amacıyla yurt dışında açılan banka hesabı" [ Milliyet - gazete, 1982]
Serbest Ticaret Bölgeleri'nin (Free Trade Zones) ve Kıyı Finans Merkezleri'nin (Offshore Financial Centers)

İng off-shore 1. ana karadan ayrı (ada), 2. vergi avantajından yararlanmak üzere yabancı ülkeye kaydırılan fon § İng off ayrılma edatı İng shore kıyı (<< Ger *skurō- kesik HAvr *(s)ker-² kesmek )

 ofset, şort

Not: İng shore "kıyı" ve shear "makas; kesmek" eşkökenlidir. Anlam ilişkisi için karş. kıyı, sahil.


10.08.2017
ofis

Fr office makam, görev, görev yeri Lat officium işlik, iş yeri Lat *opificium Lat opus facere iş yapmak, işlemek +ium

ofisboy

İng office-boy büroda ayak işleri yapan çırak

ofsayt

İng off-side dış taraf, bir futbol terimi § İng off ayrı, dışarı (edat) İng side taraf

ofset

İng offset 1. (mimaride) duvarda girinti, çukur, niş, 2. baskı yüzeyindeki oyuklara mürekkep doldurma işlemine dayalı basım tekniği İng set off ayırmak, ayrı-koymak, vurgulamak § İng set koymak, oturtmak İng off ayrılma edatı (<< Ger *af a.a. << HAvr *h₂epó (*apó) a.a. )

oftalmoloji

Fr ophthalmologie göz hastalıkları uzmanlığı § EYun ophtalmós οφταλμός zgöz (EYun ops, opt- οψ, οπτ- za.a. << HAvr *okʷ-to- a.a. HAvr *h₃ekʷ- (*okʷ-) görmek ) EYun logeía λογεία z