oditoryum

odak

TTü od ateş +Ak

odeon

EYun oideîon ᾠδεῖον zkonser salonu, küçük tiyatro EYun oidḗ ᾠδή z [dev.] şarkı +ion EYun aeídeō αείδεω zşarkı söylemek, terennüm etmek << HAvr *h₂wei̯d- (*awei̯d-) söylemek

odi(o)+

Fr/İng audio+ [bileşik adlarda] işitme Lat audire işitmek << HAvr *h₂ewis-dʰh₁- (*awis-dʰ-) duyu-verme, kulak koyma § HAvr *h₂ew- (*aw-) duymak HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

odise

Fr odyssée uzun ve maceralı yolculuk EYun Odysséa οδυσσέα zHomeros'un bir destanı öz Odysseús Odysséa destanının kahramanı olan Ithaka kralı

odisyon

İng audition 1. dinleme, 2. iş için başvuran aktör veya müzisyeni deneme amaçlı dinleme Lat auditio dinleme, kulak verme Lat audire dinlemek +(t)ion

oditoryum

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
oditoryum: (...) 2. Konferans, ders, konser vermeğe elverişli salon.

Fr auditorium küçük konser salonu Lat auditorium a.a. Lat audire dinlemek, işitmek +(t)orium

 odi(o)+


05.10.2017
odometre

Fr odomètre İng odometre yol ölçer

odont(o)+

Fr/İng odonto+ [bileşik adlarda] diş EYun odoús, odont- ὀδούς, οδοντ- zdiş << HAvr *h₃dónts (*odónts) a.a.

odun

<< ETü otuŋ yakacak tahta ETü *otun- yanmak +I(g) ETü ōt od, ateş

odyovizüel

Fr audio-visuel İng audio-visual görsel-işitsel

of

ünl of/uf/öf/üf üfleme, yorgunluk, bıkkınlık, üzüntü nidası ≈ ünl pof/puf/pöf/püf esinti ve nefes sesi