oda

obüs

Fransızca obus "top mermisi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Almanca Haubitze "ağır gülle atan bir tür top" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Çekçe houfnice "taş fırlatan, katapult" sözcüğünden alıntıdır.

ocak

Eski Türkçe oçak "ateş yakılan yer" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ōt-çak biçiminden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe ōt "ateş" sözcüğünden Eski Türkçe +çAk ekiyle türetilmiştir.

ocakbaşı
od

Eski Türkçe ōt "ateş" sözcüğünden evrilmiştir.

od(o)+

Fransızca ve İngilizce odo+ veya hodo+ "[bileşik adlarda] yol" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Eski Yunanca ʰodós ὁδός z "yol" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *sod-o-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *sed- "gitmek" kökünden türetilmiştir.

oda
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: "çadır, ev" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
otaġka öpkelep süke sözlemedik [haneye kızıp orduya küstük - atasözü] Kıpçakça: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
otağ: al-χayma wa'lwaṭan fi'l-barriya [çadır ve çöl/bozkır konutu] Türkiye Türkçesi: "konut bölümü" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
dostlarından birisini odasına iletdi ki yoldaş ola Türkiye Türkçesi: odalık [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
odalık taˁbīr olunan cāriyeler, sāir emsāli olan cevārīden mümtaz ola. Türkiye Türkçesi: "... yeniçeri mahfeli" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
oda اوده: Camera, cubiculum, saepè etiam Domus, habitatio [oda, hücre, ancak sıklıkla ev, konut anlamında] & Legio janissarium [yeniçeri birliği]. (...) odabaşi (...) odacık (...) odalık: Concubina.

Köken

Eski Türkçe otaġ "ocak, konut, çadır" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe ota- "ateş yanmak, duman tütmek" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe ōt "ateş" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için od maddesine bakınız.

Ek açıklama

Karş. Moğolca utuġa/utaġa "duman tütme". • Nihai anlamı "içinde ateş yanan mekân"dır. Eski Türkçe otaġ sözcüğü normal fonetik evrimle Türkiye Türkçesi odağ > oda biçimini alırken, arkaik biçim "bey çadırı" anlamında korunmuştur.

Benzer sözcükler

has oda, oda servisi, odabaşı, odacı, odalık, ticaret odası

Bu maddeye gönderenler

otağ


08.06.2015
odak

Türkiye Türkçesi od "ateş" sözcüğünden Yeni Türkçe +Ak ekiyle türetilmiştir.

odeon

Eski Yunanca oideîon ᾠδεῖον z "konser salonu, küçük tiyatro" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca oidḗ ᾠδή z "şarkı" sözcüğünden +ion ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca aeídeō αείδεω z "şarkı söylemek, terennüm etmek" fiilinin fiilden türetilmiş isimidir. Yunanca fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂wei̯d- (*awei̯d-) "söylemek" biçiminden evrilmiştir.

odi(o)+

Fransızca ve İngilizce audio+ "[bileşik adlarda] işitme" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Latince audire "işitmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂ewis-dʰh₁- (*awis-dʰ-) "duyu-verme, kulak koyma" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂ew- (*aw-) "duymak" ve Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *dʰeh₁- (*dʰē-) "komak, kılmak" sözcüklerinin bileşiğidir.

odise

Fransızca odyssée "uzun ve maceralı yolculuk" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca Odysséa οδυσσέα z "Homeros'un bir destanı" özel adından alıntıdır. Bu sözcük Odysseús "Odysséa destanının kahramanı olan Ithaka kralı" özel adından türetilmiştir.

odisyon

İngilizce audition "1. dinleme, 2. iş için başvuran aktör veya müzisyeni deneme amaçlı dinleme" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince auditio "dinleme, kulak verme" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince audire "dinlemek" fiilinden +(t)ion ekiyle türetilmiştir.