obsidyen

obez

Fr obése İng obese aşırı şişman Lat obesus [pp.] Lat *obedere aşırı yemek +()t° Lat ob+ edere, es- yemek << HAvr *h₁éd- (*éd-) a.a.

obje

Fr objet nesne OLat obiectum [pp. n.] gramerde eylemin nesnesi Lat obiicere yoluna veya karşısına veya önüne çıkmak, arz olunmak +()t° Lat ob+ iacere, iact- atmak

objektif

Fr objectif nesneye ilişkin, nesnel OLat obiectivus a.a. Lat obiicere karşı durmak, yoluna çıkmak +(t)iv°

obruk

TTü oprul- çökmek, çukurlaşmak +Uk ≈ ETü oprı çukur, oyuk

obsesyon

Fr obsession 1. kuşatma [esk.], 2. cinler veya şeytanlar tarafından kuşatılmış olma hali [esk.], 3. psikolojide saplantı, sabit fikir Lat obsidere kuşatmak +(t)ion Lat ob+ sedere, sess- oturmak

obsidyen

[ Cumhuriyet - gazete, 1938]
Koçhisarın cenubundaki mağara sırtlarında obsidiyen'den ve neolitik olması muhtemel aletler elde etmiştir.

Fr obsidienne bir tür volkanik kayaç Lat obsianus/obsidianus öz Obsius Plinius'a göre bu taşı Etiyopya'da keşfeden kişi +an°


15.11.2019
obskürantizm

Fr obscurantisme bilgi ve eleştirel düşüncenin yayılmasına karşı olan bakış açısı, aydınlanmacılığın zıddı Fr obscurant karartıcı +ism° Fr obscure karanlık +ent° Lat obscurus örtülü, karanlık HAvr ob+ *(s)kuH-ro- (*(s)kū-ro-) HAvr *(s)kewH- (*(s)kew-) örtmek, saklamak

obstetrik

Fr obstétrique tıpta hamilelik ve doğum uzmanlığı Lat obstetrix «önleyici kadın», ebe Lat obstare önlemek +(t)rix Lat ob+ stare, stat- durmak

obstrüksiyon

Fr obstruction engelleme Lat obstruere bir yığın veya duvar örerek önünü kesmek +(t)ion Lat ob+ struere, struct- yığmak, dikmek, inşa etmek

obua

Fr hautbois bir çalgı § Fr haut yüksek (<< Lat altus a.a. ) Lat bois tahta, tahta çalgı

obur

Fa awbār gürültüyle yiyen, yalayıp yutan