objektif

oba

Moğ obuga(n) 1. yığın, küme, 2. göçebe kampı Moğ obuy- toplanmak, top ve tümsek olmak

obelisk

Fr obélisque dikilitaş EYun obelískos ὀβελίσκος z [küç.] 1. küçük şiş, iğne, 2. ucu sivri sütun EYun obelós ὀβελός zşiş, mil +isk°

oberj

Fr auberge pansiyon, yolcular için yeme ve barınma yeri Prov alberga a.a. OLat *haribergo Ger *hēri-bergōn asker-barındırma

obez

Fr obése İng obese aşırı şişman Lat obesus [pp.] Lat *obedere aşırı yemek +()t° Lat ob+ edere, es- yemek << HAvr *h₁éd- (*éd-) a.a.

obje

Fr objet nesne OLat obiectum [pp. n.] gramerde eylemin nesnesi Lat obiicere yoluna veya karşısına veya önüne çıkmak, arz olunmak +()t° Lat ob+ iacere, iact- atmak

objektif

"nesnel" [ Ziya Gökalp, 1923]
Objektif usulde yazılmış, şe'niyete müstenit ilk iktisadiyat kitabı budur. "... fotoğraf makinesinin nesneye dönük merceği" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
objektif: Fotoğraf makinası, mikroskop, dürbün gibi aygıtlarda cisimlerden gelen ışınları alan mercek.

Fr objectif nesneye ilişkin, nesnel OLat obiectivus a.a. Lat obiicere karşı durmak, yoluna çıkmak +(t)iv°

 obje

Benzer sözcükler: objektivite, objektivizm


15.11.2019
obruk

TTü oprul- çökmek, çukurlaşmak +Uk ≈ ETü oprı çukur, oyuk

obsesyon

Fr obsession 1. kuşatma [esk.], 2. cinler veya şeytanlar tarafından kuşatılmış olma hali [esk.], 3. psikolojide saplantı, sabit fikir Lat obsidere kuşatmak +(t)ion Lat ob+ sedere, sess- oturmak

obsidyen

Fr obsidienne bir tür volkanik kayaç Lat obsianus/obsidianus öz Obsius Plinius'a göre bu taşı Etiyopya'da keşfeden kişi +an°

obskürantizm

Fr obscurantisme bilgi ve eleştirel düşüncenin yayılmasına karşı olan bakış açısı, aydınlanmacılığın zıddı Fr obscurant karartıcı +ism° Fr obscure karanlık +ent° Lat obscurus örtülü, karanlık HAvr ob+ *(s)kuH-ro- (*(s)kū-ro-) HAvr *(s)kewH- (*(s)kew-) örtmek, saklamak

obstetrik

Fr obstétrique tıpta hamilelik ve doğum uzmanlığı Lat obstetrix «önleyici kadın», ebe Lat obstare önlemek +(t)rix Lat ob+ stare, stat- durmak