nuş

nunçaku

Jap nunçaku ヌンチャク zbir iple bağlı iki sopadan oluşan dövüş aracı

nur

Ar nūr نور z [#nwr fuˁl msd.] ışık, ışıma ≈ Aram nūr/nūrā נוּר zateş ≈ Akad nūru/nīru a.a.

nuriye

<? öz Nuriye bir kadın adı

nush

Ar nuṣḥ نصح z [#nṣḥ fuˁl msd.] öğüt, nasihat Ar naṣaḥa نصح zöğüt verdi

nusret

Ar nuṣra(t) نصرة z [#nṣr fuˁla(t) mr.] yardım, özellikle Allah'ın yardımı Ar naṣara نَصَرَ zyardım etti

nuş

[ Kutadgu Bilig, 1069]
χaṭarlıġ turur dunyā nūşı aġu [belalıdır dünya, içkisi zehir] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ayi yavuz ne ki gelse nūş ider [içer]

Fa nūş نوش z1. ölümsüzlük içkisi, nektar, 2. içme, içki, zevk ü safa << OFa anoş a.a. << Ave anaoşa ölümsüz § Ave an+ olumsuzluk edatı Ave aoşa ölüm, mahv

 na+

Not: Erm anūş անուշ/անոյշ "tatlı, lezzetli, özellikle içki" Orta Farsçadan alıntıdır. Acar sf. 206.

Benzer sözcükler: nuşin

Bu maddeye gönderenler: nişadır


20.04.2015
nutfe

Ar nuṭfa(t) نُطفة z [#nṭf fuˁla(t) mr.] bel suyu, meni Ar naṭafa نَطَفَ zdamladı

nutuk

Ar nuṭḳ نطق z [#nṭḳ fuˁl msd.] konuşma, söyleyiş Ar naṭaḳa نطق zkonuştu, artiküle etti, telaffuz etti

Fr nu çıplak << Lat nudus a.a. << HAvr *nogʷ-ed-ó-s HAvr *negʷ- a.a.

nüans

Fr nuance hassas renk ayrımı Fr nue bulut +entia << Lat nubes a.a. << HAvr *(s)newdʰ- sis, bulut

nübüvvet

Ar nubuwwa(t) نبوّة z [#nbw fuˁūla(t) msd.] nebilik, peygamberlik Ar nabī نبى zpeygamber