nizam

niyaz

Fa niyāz نياز zgerek, gereksinim, eksiklik, sıkıntı ≈ Ave ni-az aşağı-itme, bastırma, sıkma Ave ni+ az- itmek, sürmek, gütmek

niye
niyet

Ar niyya(t) نيّة z [#nwy fiˁla(t) msd.] plan, tasarı Ar nawā نَوَا zniyet etti, tasarladı

niyobyum

YLat niobium bir element (İlk kullanım: 1864 Heinrich Rose, Alm. kimyacı.) öz Niobē Yunan mitolojisinde Tantalus'un kızı +ium

niza

Ar nizāˁ نزاع z [#nzˁ fiˁāl msd.] kavga, çekişme Ar nazaˁa نزع zyırttı, kopardı, söktü, soydu

nizam

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ādemī bu ˁilm ile buldı niẓām [insanoğlu bu bilgi ile düzen buldu] YO: nizamname [ Düstur, 1851]
Emvāl-i Eytām Nizāmnāmesi

Ar niẓām نظام z [#nẓm fiˁāl msd.] düzen Ar naẓama نَظَمَ zdüzdü, dizdi

 nazım1

Benzer sözcükler: nizamî, nizamı alem, nizamiye, nizamname


07.09.2017
nobran

?

nodul

Yun mutúli μουτούλι zhayvan dürtmek için kullanılan ucu çivili değnek veya değneğin ucundaki çivi Yun mytē μύτη zburun

nodül

Fr nodule düğümcük Lat nodulus [küç.] a.a. Lat nodus düğüm, bağ +ul° << HAvr *nōd-o- HAvr *(g)ned- bağlamak, düğümlemek

noel

Fr noël İsa'nın doğum günü, milat << Lat natalis (dies) doğum günü Lat nasci, nat- doğmak +al°

nohut

Fa nuχūd نخود za.a. << OFa naχōd a.a.