niza

niyabet

Ar niˀāba(t) نىٔابة z [#nwb fiˁāla(t) msd.] nöbet, birinin yerine görev üstlenme Ar nāba ناب znöbet tuttu, (birinin yerine) bekledi

niyaz

Fa niyāz نياز zgerek, gereksinim, eksiklik, sıkıntı ≈ Ave ni-az aşağı-itme, bastırma, sıkma Ave ni+ az- itmek, sürmek, gütmek

niye
niyet

Ar niyya(t) نيّة z [#nwy fiˁla(t) msd.] plan, tasarı Ar nawā نَوَا zniyet etti, tasarladı

niyobyum

YLat niobium bir element (İlk kullanım: 1864 Heinrich Rose, Alm. kimyacı.) öz Niobē Yunan mitolojisinde Tantalus'un kızı +ium

niza

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
bir cühūd-ıla bir müsülmān nizāˁ ittiler

Ar nizāˁ نزاع z [#nzˁ fiˁāl msd.] kavga, çekişme Ar nazaˁa نزع zyırttı, kopardı, söktü, soydu

Benzer sözcükler: nizalı

Bu maddeye gönderenler: münazaa


13.05.2015
nizam

Ar niẓām نظام z [#nẓm fiˁāl msd.] düzen Ar naẓama نَظَمَ zdüzdü, dizdi

nobran

?

nodul

Yun mutúli μουτούλι zhayvan dürtmek için kullanılan ucu çivili değnek veya değneğin ucundaki çivi Yun mytē μύτη zburun

nodül

Fr nodule düğümcük Lat nodulus [küç.] a.a. Lat nodus düğüm, bağ +ul° << HAvr *nōd-o- HAvr *(g)ned- bağlamak, düğümlemek

noel

Fr noël İsa'nın doğum günü, milat << Lat natalis (dies) doğum günü Lat nasci, nat- doğmak +al°