nevir

neva

Fa navā نَوا zmelodi, nağme, armoni, (mec.) düzen ≈ Ave nivag a.a. Ave ni+ vak-, vaç- seslenmek, söylemek << HAvr *wekʷ- a.a.

nevale

Ar nawāla(t) نَوَالة z [#nwl faˁāla(t) mr.] ihsan, harçlık, yolluk Ar nāla نَالَ zverdi, sundu, ihsan etti

nevazil

Ar nawāzil نوازل z [#nzl fawāˁil çoğ.] başa gelen talihsizlikler Ar nāzila(t) نازلة z [t.] «inen şey», kaderin sillesi, bela, felaket

nevbahar

Fa navbahār نوبهار zyeni-bahar, ilkbahar

nevi

Ar nawˁ نوع z [#nwˁ faˁl ] cins, çeşit

nevir

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
nevir: Yüzün rengi, bet, beniz. Nevri dönmek: Belli etmemeğe çalıştığı bir öfkeye kapıldığı yüzünden anlaşılmak.

~? Ar nūr نُور zaydınlık, ışık

 nur

Not: Ar nawr "ağaç çiçekleri, çiçeklenme" sözcüğüyle birleştirilmesi güçtür. Muhtemelen nur sözcüğünün halk ağızlarındaki bir telaffuzundan 1920'li yıllarda yazı diline aktarılmıştır.


09.09.2015
nevmit

Fa nawmīd/na-umīd نَوْمِيد zumutsuz << Fa nā+ umīd اوميد zumut

nevr(o)+

Fr/İng neuro+ [bileşik adlarda] sinir EYun neúron νεύρον zsinir << HAvr *(s)nḗh₁wr̥ (*(s)nḗwr̥) sinir, kas kirişi HAvr *(s)neh₁- (*(s)nē-) sinir, kas lifi

nevralji

Fr neuralgie sinir ağrısı § EYun néuron νέυρον zsinir EYun álgos άλγος zacı

nevrasteni

Fr nevrasthénie sinir zayıflığı § EYun néuron νέυρον zsinir EYun asthéneia ασθένεια zgüçsüzlük, zaaf (EYun asthenḗs ασθενής zgüçsüz, zayıf +ia EYun a(n)+ sthénō σθένω zgüçlü olmak )

nevresim

Fa nav-rasm نو رسم zyeni usul, yeni tip, yeni moda