nevale

netameli

Ar natāna(t) نتانة z [#ntn faˁāla(t) msd.] pis koku, çürüme kokusu Ar natana نتن zçürüdü, pis koku yaydı

netice

Ar natīca(t) نتيجة z [#ntc faˁīlā(t) sf. fem.] sonuç, ürün, çıkan şey Ar nataca نتج züretti, çıkardı, sonuç verdi

network

İng network ağ şeklinde örülmüş şey, (mec.) iletişim ağı § İng net İng work

nev

Fa nav نو zyeni << OFa nav/nō/nōg a.a. ≈ Ave nava- a.a. << HAvr *néw-i̯o-s a.a.

neva

Fa navā نَوا zmelodi, nağme, armoni, (mec.) düzen ≈ Ave nivag a.a. Ave ni+ vak-, vaç- seslenmek, söylemek << HAvr *wekʷ- a.a.

nevale

"yolluk" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
kendü kullığına ẕelle getürtme [kendi hizmetkârlarına yol için yemek artığı getirtme] ve nevāle virme "... yolcu yemeği" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
nevālet, nevāle: Largitio, donum. Pars cibi, quae in adventum inexspectanti cujusvis deponitur, vel absenti servatur [beklenmedik misafir için ayrılan yiyecek]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
dün nevālemizi düzüp seyre gitdik

Ar nawāla(t) نَوَالة z [#nwl faˁāla(t) mr.] ihsan, harçlık, yolluk Ar nāla نَالَ zverdi, sundu, ihsan etti

Not: Soğuk nevale esasen "yolluk olarak alınan soğuk yiyecek" anlamındadır.

Benzer sözcükler: soğuk nevale

Bu maddeye gönderenler: minval


28.07.2015
nevazil

Ar nawāzil نوازل z [#nzl fawāˁil çoğ.] başa gelen talihsizlikler Ar nāzila(t) نازلة z [t.] «inen şey», kaderin sillesi, bela, felaket

nevbahar

Fa navbahār نوبهار zyeni-bahar, ilkbahar

nevi

Ar nawˁ نوع z [#nwˁ faˁl ] cins, çeşit

nevir

~? Ar nūr نُور zaydınlık, ışık

nevmit

Fa nawmīd/na-umīd نَوْمِيد zumutsuz << Fa nā+ umīd اوميد zumut