neva

net2

İng net balık ağı, her çeşit ağ << Eİng nett a.a. << Ger

netameli

Ar natāna(t) نتانة z [#ntn faˁāla(t) msd.] pis koku, çürüme kokusu Ar natana نتن zçürüdü, pis koku yaydı

netice

Ar natīca(t) نتيجة z [#ntc faˁīlā(t) sf. fem.] sonuç, ürün, çıkan şey Ar nataca نتج züretti, çıkardı, sonuç verdi

network

İng network ağ şeklinde örülmüş şey, (mec.) iletişim ağı § İng net İng work

nev

Fa nav نو zyeni << OFa nav/nō/nōg a.a. ≈ Ave nava- a.a. << HAvr *néw-i̯o-s a.a.

neva

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
nevā-yı bülbül ü āvāz-ı dürrāc [ Meninski, Thesaurus, 1680]
nevā: Düzen, intizāmi hāl, ˁilmi mūsıḳīde bir maḳāmün yā bir perdenün adı

Fa navā نَوا zmelodi, nağme, armoni, (mec.) düzen ≈ Ave nivag a.a. Ave ni+ vak-, vaç- seslenmek, söylemek << HAvr *wekʷ- a.a.

 avaz

Not: Erm nvak նվագ "müzik, nağme" Orta Farsçadan alınmıştır.


08.06.2015
nevale

Ar nawāla(t) نَوَالة z [#nwl faˁāla(t) mr.] ihsan, harçlık, yolluk Ar nāla نَالَ zverdi, sundu, ihsan etti

nevazil

Ar nawāzil نوازل z [#nzl fawāˁil çoğ.] başa gelen talihsizlikler Ar nāzila(t) نازلة z [t.] «inen şey», kaderin sillesi, bela, felaket

nevbahar

Fa navbahār نوبهار zyeni-bahar, ilkbahar

nevi

Ar nawˁ نوع z [#nwˁ faˁl ] cins, çeşit

nevir

~? Ar nūr نُور zaydınlık, ışık