nedime

necef

Necef "Kûfe yakınında Hz. Ali'nin mezarının bulunduğu tepe ve oradaki kent" özel adından alıntıdır. Bu sözcük Arapça nacaf نجف z "kum tepesi, höyük" sözcüğünden türetilmiştir.

necip

Arapça ncb kökünden gelen nacīb نجيب z "soylu, asil" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nacaba نجب z "ağacın kabuğunu soydu" fiilinin faˁīl vezninde sıfatı olabilir; ancak bu kesin değildir.

necis

Arapça ncs kökünden gelen nacis نَجِس z "pis, murdar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nacisa نَجِسَ z "pis idi" fiilinin faˁil vezninde türevidir.

nedamet

Arapça ndm kökünden gelen nadāma(t) ندامة z "pişman olma, pişmanlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nadima ندم z "pişman oldu" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

neden

Türkiye Türkçesi neden "soru zarfı" sözcüğünden evrilmiştir.

nedime
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

nedīm [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
Dāẕime pādişāha lāyık kuldur, ḳadīmden nedīmidür Yeni Osmanlıca: "kadın yoldaş, kraliçenin kadın hizmetkârı" [ Cumhuriyet - gazete, 1949]
Gözleri (...) Edward'ın Sarayında Bir Nedime isimli kitaba takıldı.

Köken

Arapça ndm kökünden gelen nadīm نديم z "arkadaş, özellikle içki yoldaşı" sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için nedamet maddesine bakınız.

Ek açıklama

Dişil nedime biçimine 20. yy ortalarından önce sadece özel isim olarak rastlanır..


26.08.2015
nedret

Arapça ndr kökünden gelen nadra(t) نَدرة z "ender olma, az bulunma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nadara نَدَرَ z "ender idi" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

nef

Fransızca nef "1. gemi, 2. kiliselerin dik dörtgen biçimindeki ana gövdesi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen navis sözcüğünden evrilmiştir.

nefaset

Arapça nfs kökünden gelen nafāsa(t) نفاسة z "nefis olma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nafīs "arzulanan, değerli" sözcüğünün faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

nefer

Arapça nfr kökünden gelen nafar نفر z "1. hayvan güruhu, çete, akıncı birliği, ordu, 2. asker, er" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nafara نفر z "ürktü, irkildi, ürkerek kaçıştı" fiilinin faˁal vezninde türevidir.

nefes

Arapça nfs kökünden gelen nafas نفس z "soluk" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen naphşā veya npheşā נפשא z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça napāşu "soluk alma" sözcüğü ile eş kökenlidir. )