nazariye

navlun

Ar nawlūn نولون z [#nwln] deniz nakliye ücreti EYun naûlon/naûlos ναῦλον/ναῦλος zgemi yükü, kargo EYun naûs ναῦς zgemi << HAvr *néh₂us (*nā́ws) gemi

naylon

marka Nylon bir tür plastik madde (İlk kullanım: 1935 DuPont Corp., Amer. kimya şirketi.)

naz

Fa nāz ناز zkibir, büyüklenme

nazal

Fr/İng nasal buruna ilişkin OLat nasalis a.a. Lat nasus burun +al° << HAvr *néh₂s (*nā́s) a.a.

nazar

Ar naẓar نظر z [#nẓr faˁal msd.] bakma, bakış Ar naẓara نظر zbaktı

nazariye

YO: "teori" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
nazarīyāt: İlmin amelī olmayan cihetleri YO: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
nazarīyāt: (...) fd. [tekil] nazariyye dahı kullanılmağa başlanmış ise de öteden beri yalnız cemˁi [çoğulu] müstameldir.

Ar *naẓarīyāt نظريات z [nsb. çoğ.] görüş meseleleri, teori Ar naẓar نظر z [#nẓr] bakış, görüş +īyāt

 nazar

Not: Yeni Osmanlıca sözcük önceleri nazariyāt, daha sonra nazariye biçiminde kullanılmıştır. Anlam ilişkisi için karş. EYun théoria < theōréō "bakmak", Lat speculatio < specere "bakmak".

Benzer sözcükler: nazariyat, nazariye


05.04.2019
nazdrovye

Rus na zdoróvye на здоровье zsağlığa (içki kutlama sözü) (Pol na zdrowie a.a. ) Rus zdoróv здоро́в zsağ, sağlam HAvr *drew-o- a.a. HAvr *deru- sağ, sağlam

nazenin

Fa nāzanīn نازنين znazlı, hassas

nazım1

Ar naẓm نَظْم z [#nẓm faˁl msd.] 1. düzme, dizme, düzen, 2. şiir Ar naẓama نَظَمَ zdizdi, düzdü, mısra dizdi

nazım2

Ar nāẓim ناظم z [#nẓm fāˁil fa.] 1. dizen, düzenleyen, şiir düzen, 2. cetvel Ar naẓama نَظَمَ zdizdi, düzenledi

nazır

Ar nāẓir ناظر z [#nẓr fāˁil fa.] bakan, nezaret eden Ar naẓara نظر zbaktı