nasihat

nas1

Ar nās/anās ناس z [#ns] insanlar, halk

nas2

Ar naṣṣ نَصّ z [#nṣṣ faˁl msd.] 1. kesin ve nihai olma, 2. Kuran veya hadiste kesin önerme Ar naṣṣa نَصَّ zyükseltti, kaldırdı, sonuna kadar götürdü, kanıtladı,nihai otoriteye dayandırdı

nasaz

Fa nā-sāz ناساز zuymaz, uygunsuz, akortsuz, edep dışı Fa nā+ sāz uyum, uygun

nasıl

§ TTü ne Ar aṣl soy

nasır

Ar nāsūr/nasr ناسور/نسر z [#nsr fāˁūl ] ülser, iyileşmeyen yara Ar nasara نسر zet kopardı ≈ Ar nasr نسر zakbaba

nasihat

[ Kutadgu Bilig, 1069]
nasīḥat sözi bar kanı tuttaçı [nasihat sözü var hani onu tutan?]

Ar nasīḥa(t) نسيحة z [#nṣḥ faˁīla(t) msd.] öğüt verme, öğüt Ar naṣaḥa نصح zöğüt verdi

 nush


02.04.2015
nasip1

Ar naṣb نَصْب z [#nṣb faˁl msd.] 1. dikme, kaldırma, çadır kurma, nişan koyma, 2. tayin etme, atama, ganimetten pay verme Ar naṣaba نَصَبَ zdikti, kaldırdı, belirledi

nasip2

Ar naṣīb نصيب z [#nṣb faˁīl sf.] pay, hisse Ar naṣaba نصب zbelirledi

nasrani

Ar naṣrānī نصرانى z [#nṣr t.] Nasıralı İsa'ya mensup, Hıristiyan (Ar naṣārāˀ نصارَى z [faˁālā çoğ.] Hıristiyanlar ) öz (Ar) an-nāṣira ͭ ناصرة zCelile'de İsa'nın doğum yeri olan kent öz (İbr) Naṣəreth נצרת za.a.

nasyonal

Fr national ulusal Lat nationalis Lat natio kavim, soy, aynı kökten gelen insanlar topluluğu +al° Lat nasci doğmak +()tion

naşi

Ar nāşiˀ ناشىء z [#nşA fāˁil fa.] neşet eden, kaynaklanan Ar naşaˀa نشأ zçıktı, belirdi, (su) kaynadı