nasır

narteks

İng narthex 1. uzun ve içi boş gövdesi eskiden ateş taşımakta kullanılan bir bitki, mantuka, 2. antik tapınaklarda dış sofa, 3. kilise mimarisinde dış salon EYun nárthēks νάρθηξ z1. sandık, kutu, 2. a.a.

nas1

Ar nās/anās ناس z [#ns] insanlar, halk

nas2

Ar naṣṣ نَصّ z [#nṣṣ faˁl msd.] 1. kesin ve nihai olma, 2. Kuran veya hadiste kesin önerme Ar naṣṣa نَصَّ zyükseltti, kaldırdı, sonuna kadar götürdü, kanıtladı,nihai otoriteye dayandırdı

nasaz

Fa nā-sāz ناساز zuymaz, uygunsuz, akortsuz, edep dışı Fa nā+ sāz uyum, uygun

nasıl

§ TTü ne Ar aṣl soy

nasır

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Mevlā taˁālā olarğa nāsūr ˁilletini ḥavāle kıldı, kamuğı nāsūr ˁilleti birle mübtelā boldılar. [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
ne kadar oŋulmaz yaralar ve nāsūrlar var ise [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
yāχud nāsūrlanmış sivilci var mıdur burnunda? [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
nāṣūr ناصور: Vücudun her yerinde ve hususan elde ve parmaklarda hasıl olan katı deri. Yaradan hasıl olan fistula. (...) Nāsırlanmak ناصرلانمق

Ar nāsūr/nasr ناسور/نسر z [#nsr fāˁūl ] ülser, iyileşmeyen yara Ar nasara نسر zet kopardı ≈ Ar nasr نسر zakbaba

Not: "Ciltte sertlik" anlamı derivatiftir

Benzer sözcükler: nasırlanmak, nasırlaşmak, nasırlı


10.07.2018
nasihat

Ar nasīḥa(t) نسيحة z [#nṣḥ faˁīla(t) msd.] öğüt verme, öğüt Ar naṣaḥa نصح zöğüt verdi

nasip1

Ar naṣb نَصْب z [#nṣb faˁl msd.] 1. dikme, kaldırma, çadır kurma, nişan koyma, 2. tayin etme, atama, ganimetten pay verme Ar naṣaba نَصَبَ zdikti, kaldırdı, belirledi

nasip2

Ar naṣīb نصيب z [#nṣb faˁīl sf.] pay, hisse Ar naṣaba نصب zbelirledi

nasrani

Ar naṣrānī نصرانى z [#nṣr t.] Nasıralı İsa'ya mensup, Hıristiyan (Ar naṣārāˀ نصارَى z [faˁālā çoğ.] Hıristiyanlar ) öz (Ar) an-nāṣira ͭ ناصرة zCelile'de İsa'nın doğum yeri olan kent öz (İbr) Naṣəreth נצרת za.a.

nasyonal

Fr national ulusal Lat nationalis Lat natio kavim, soy, aynı kökten gelen insanlar topluluğu +al° Lat nasci doğmak +()tion