nakit

nakıs2

Ar nāḳiṣ ناقص z [#nḳṣ fāˁil fa.] eksik Ar naḳaṣa نقص zeksik idi, eksildi

nakıse

Ar naḳīṣa(t) نقيصة z [#nḳs faˁīlā(t) sf. fem.] eksik olan şey, eksiklik, kusur Ar naḳaṣa نقص zeksik idi

nakış

Ar naḳş نَقْش z [#nḳş faˁl msd.] resmetme, resim Ar naḳaşa نَقَشَ z1. çatmak, çakmak, 2. boya vurmak, resmetmek

nakil

Ar naḳl نقل z [#nḳl faˁl msd.] taşıma, aktarma Ar naḳala نقل ztaşıdı, aktardı

nakip

Ar naḳīb نقيب z [#nḳb faˁīl sf.] öncü, önden giden Ar naḳaba نقب zdeldi, delip geçti, yol aştı, dağ geçidi aştı ≈ Aram nəḳab נקב z [#nḳb] delmek

nakit

[ Codex Cumanicus, 1303]
pecunia [para] - Fa: sim - Tr: nagt vel akča

Ar naḳd نقد z [#nḳd faˁl msd.] 1. gagalama, eleştirme, 2. metal para, akçe Ar naḳada نقد z1. gagaladı, 2. eleştirdi, eleştirel yorumda bulundu (≈ İbr/Aram #nḳd נקד znoktalama, sivri bir nesneyle tıklama )

Not: Arapça sözcüğün ilk anlamı “nokta, çentik” veya “noktalı (sikke)” olmalıdır. Karş. İbr naḳd "noktalı, benekli". Ar nkd نكد, nḳṭ نقط ve nḳr نقر kökleri anlamdaştır.

Benzer sözcükler: nakden, nakdi

Bu maddeye gönderenler: nakarat (mangır, nakkare), nokta, nükte (nüktedan), tenkit (münekkit)


10.12.2015
nakkare

Ar naḳāra(t) نقّارة z [#nḳr faˁāla(t) ] küçük davul, def Ar naḳara نقر zparmak şıklattı, def çaldı

nakkaş

Ar naḳḳāş نقّاش z [#nḳş faˁˁāl mesl.] nakışçı, ressam Ar naḳaşa نقش zboyadı, resmetti

nakz

Ar naḳḍ نَقْض z [#nḳḍ faˁl msd.] yıkma, tahrip etme, geçersiz kılma, çelme Ar naḳaḍa نَقَضَ zyıktı, geçersiz kıldı

nal

Ar naˁl نَعْل z [#nˁl faˁl ] 1. ip veya kayışla bağlı ayaklık, sandal veya nalın, 2. at nalı ≈ İbr/Aram naˁal נעל z [#nˁl] ip veya kayışla bağlı ayaklık, sandal İbr nāˁal bağlamak

nalbant

Fa naˁl-band نَعْلبَند znal yapan ve takan kişi § Ar naˁl نعل znal Fa band بند zbağlayan