nakarat

nahiye

Ar nāḥiya(t) ناحيّة z [#nḥw fāˁila(t) fa. fem.] taraf, yöre Ar naḥā نحا‎ zyöneldi, bir yöne gitti

nahoş

Fa nāχʷoş ناخوش zhoş olmayan

naif

Fr naïf İng naive saf, sade, doğal << Lat nativus doğuştan, doğma büyüme, doğal Lat nasci doğmak +()tiv° << HAvr *ǵn̥h₁-sḱé- (*ǵnē-sḱé-) HAvr *ǵenh₁- (*ǵen-) doğurmak, üremek

nail

Ar nāˀil نائل z [#nyl fāˁil fa.] kazanan, elde eden Ar nāla نَالَ zkazandı, elde etti

naip

Ar nāˀib نائب z [#nwb fāˁil fa.] nöbetçi, birinin yerinde bekleyen, vekil Ar nāba ناب znöbet tuttu

nakarat

[ Lugat-i Halimi, 1477]
nakarat arasında ezmine-i mutaχallile [bileşik tempolar] nice olur

Ar naḳarāt نقرات z [#nḳr çoğ.] çalgı eşliği, perküsyon Ar naḳra(t) نَقْرة z [faˁla(t) t.] davul veya her türlü çalgı darbesi Ar naḳara نقر z1. çekiçle vurdu, deldi, 2. çalgı ve özellikle davul çaldı, parmak şıklattı +āt

 nakit

Bu maddeye gönderenler: mangır (mangiz), nakkare


18.09.2017
nakavt

İng knock-out yumrukla bayıltmak § İng to knock vurmak, yumruk atmak (<< Ger *knuk- boğum, budak ) İng out dışarı

nakıs1

Ar naḳṣ نقص z [#nḳṣ faˁl msd.] eksik olma, eksiklik Ar naḳaṣa نقص zeksik idi, eksildi

nakıs2

Ar nāḳiṣ ناقص z [#nḳṣ fāˁil fa.] eksik Ar naḳaṣa نقص zeksik idi, eksildi

nakıse

Ar naḳīṣa(t) نقيصة z [#nḳs faˁīlā(t) sf. fem.] eksik olan şey, eksiklik, kusur Ar naḳaṣa نقص zeksik idi

nakış

Ar naḳş نَقْش z [#nḳş faˁl msd.] resmetme, resim Ar naḳaşa نَقَشَ z1. çatmak, çakmak, 2. boya vurmak, resmetmek