nafi

nadas

Yun neatós νεατός ztarlanın yenilenmesi için bir süre boş bırakma, nadas EYun neáō νεάω zyenilemek, nadas bırakmak EYun néos νέος zyeni

nadide

Fa nādīde ناديده zgörmemiş, görmez Fa nā+ dīde ديده zgörmüş, gören, göz

nadim

Ar nādim نادم z [#ndm fāˁil fa.] nedamet getiren, pişman Ar nadima ندم zpişman oldu

nadir

Ar nādir نادر z [#ndr fāˁil fa.] az bulunan Ar nadara نَدَرَ zender idi

nafaka

Ar nafaḳa(t) نَفَقَة z [#nfḳ faˁala(t) mr.] 1. gider, harcama, 2. İslam hukukunda eşin geçimine tahsis edilen varlık Ar nafaḳa نَفَقَ zçıktı, sarfetti, harcadı

nafi

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
nāfiˁ: fāidelü. nafıa [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
umūr-ı nāfıˁa: Memleketin terakki mesalihi.

Ar nāfiˁ نافع z [#nfˁ fāˁil fa.] yararlı Ar nafaˁa نَفَعَ zyaradı, yararlı oldu

Benzer sözcükler: nafıa, nafıa nezareti

Bu maddeye gönderenler: intifa, menfaat


21.07.2015
nafile

Ar nāfila(t) نافلة z [#nfl fāˁila(t) fa. fem.] gerekenden fazlasını yapma, gereksiz şey Ar nafl نفل zfazladan yapılan şey

nafiz

Ar nāfiḏ نافذ z [#nfḏ fāˁil fa.] nüfuz eden, etkili Ar nafaḏa نَفَذَ zgirdi, nüfuz etti

naftalin

Fr/İng naphtaline petrolden elde edilen kokulu bir madde (İlk kullanım: John Kidd, İng. kimyacı (1775-1851).) EYun náphtha νάφθα zneft, ham petrol Aram nephṭā נפטא za.a.

nağme

Ar naġma(t) نغمة z [#nġm faˁla(t) mr.] melodi (Ar naġama نغم znağme söyledi, tatlı ve yumuşak sesle konuştu ) ≈ Süry nāˁamtā ܢܠܡܬܐ zmelodi, tatlı ve yumuşak ses ≈ İbr/Aram nāˁam נעם zsevimli ve hoş olma, tatlı sesle şarkı söyleme

nahak

Fa nā-ḥaḳḳ ناحقّ zhaksız