nadir

naçiz

Fa nāçīz ناچيز zhiçbir şey Fa nā+ çīz چيز zşey

nadan

Fa nādān نادان zcahil, bilmez Fa nā+ dān2 دان zbilen

nadas

Yun neatós νεατός ztarlanın yenilenmesi için bir süre boş bırakma, nadas EYun neáō νεάω zyenilemek, nadas bırakmak EYun néos νέος zyeni

nadide

Fa nādīde ناديده zgörmemiş, görmez Fa nā+ dīde ديده zgörmüş, gören, göz

nadim

Ar nādim نادم z [#ndm fāˁil fa.] nedamet getiren, pişman Ar nadima ندم zpişman oldu

nadir

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kamusi islām evinde bir-durur / līkin onı ortada nādir-durur [tümü birdir, ama on tanesi ender bulunur]

Ar nādir نادر z [#ndr fāˁil fa.] az bulunan Ar nadara نَدَرَ zender idi

 nedret

Benzer sözcükler: nadirat, nadire, nadiren

Bu maddeye gönderenler: ender


13.05.2015
nafaka

Ar nafaḳa(t) نَفَقَة z [#nfḳ faˁala(t) mr.] 1. gider, harcama, 2. İslam hukukunda eşin geçimine tahsis edilen varlık Ar nafaḳa نَفَقَ zçıktı, sarfetti, harcadı

nafi

Ar nāfiˁ نافع z [#nfˁ fāˁil fa.] yararlı Ar nafaˁa نَفَعَ zyaradı, yararlı oldu

nafile

Ar nāfila(t) نافلة z [#nfl fāˁila(t) fa. fem.] gerekenden fazlasını yapma, gereksiz şey Ar nafl نفل zfazladan yapılan şey

nafiz

Ar nāfiḏ نافذ z [#nfḏ fāˁil fa.] nüfuz eden, etkili Ar nafaḏa نَفَذَ zgirdi, nüfuz etti

naftalin

Fr/İng naphtaline petrolden elde edilen kokulu bir madde (İlk kullanım: John Kidd, İng. kimyacı (1775-1851).) EYun náphtha νάφθα zneft, ham petrol Aram nephṭā נפטא za.a.