nüktedan

nüfus

Ar nufūs نفوس z [#nfs fuˁūl çoğ.] kişiler, nefes alanlar Ar nafs نفس z [t.] can, kişi

nüfuz

Ar nufūḏ نفوذ z [#nfḏ fuˁūl msd.] 1. delme, girme, içine işleme, 2. sözü geçme, etkili olma Ar nafaḏa نفذ zgirdi, nüfuz etti

nükleer

Fr nucléér çekirdeksel Lat nucleus çekirdek Lat nux, nuc- her türlü çekirdek, özellikle ceviz

nüks

Ar nuks نكس z [#nks fuˁl msd.] geri dönme, özellikle hastalığın geri gelmesi Ar nakasa نكس zgeri döndü, hastalık geri geldi

nükte

Ar nukta(t) نُكتة z [#nkt fuˁla(t) mr.] şaka, espri Ar nakata نَكَتَ zdürttü, sivri bir şeyle dokundu

nüktedan

[ Latifî, Tezkîretü'ş-Şuarâ, 1549]
Kitab-ı merḳūmi mezbūr merhūm Sultan Selim Han-ı nüktedāna sundıkda [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Hâzır cevâb ve nüktedân ve nükteşinâs olduğundan

Fa nuktadān نكته دان znükte bilen, esprili § Ar nukta(t) نكتة z Fa dānistan, dān دان zbilmek

 nükte, +dan2


12.08.2017
nümayiş

Fa numāyiş نمايش zgösterme, gösteri, gösteriş Fa numūdan, numā- نمودن, نما zgöstermek +iş << OFa nmūdan, nmāy- a.a.

nümerik

Fr numérique İng numeric(al) sayısal

nümizmatik

Fr numismatique eski para uzmanlığı, meskûkat Lat numisma geçer akçe, damgalı sikke +ic° EYun nómisma νόμισμα za.a. EYun nomízō νομίζω zyasa ve töre olarak benimsemek, itibar etmek +ism° EYun nómos νόμος ztöre, adet, yasa

nümune

Fa numūne نمونه z [pp.] örnek, görümlük Fa numūdan, numā- نمودن, نما zgöstermek, görünmek +a

nüsha

Ar nusχa(t) نسخة z [#nsχ fuˁla(t) mr.] yazı yazma, (kitap, yazı) temize çekme, yazılı kopya Aram nusχā נֻסְחָא za.a. (Kaynak: Klein 418, Jastrow sf. 916, CAD sf. 11.267.)Akad nisχu resmi belge, kayıt Akad nasāχu çıkarmak, ekstresini almak