muvman

muvasalat

Ar muwāṣala(t) مواصلة z [#wṣl mufāˁala(t) III msd.] buluşma, ulaşma, vasıl olma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

muvazaa

Ar muwāḍaˁa(t) مُوَاضَعَة z [#wḍˁ mufāˁala(t) III msd.] asıl niyetini gizleyerek iş yapma, yapınma Ar waḍaˁa وَضَعَ zkoydu

muvazene

Ar muwāzana(t) موازنة z [#wzn mufāˁala(t) III msd.] dengede olma, denge Ar wazana وزن ztarttı, dengeledi

muvazi

Ar muwāzi مُوَازٍٍ z [#wzy mufāˁil III fa.] karşılıklı, paralel Ar wāzā وزا zparalel idi, eşit veya eşdeğer idi

muvazzaf

Ar muwaẓẓaf موظّف z [#wẓf mufaˁˁal II mef.] görevlendirilmiş kimse, vazifeli Ar waẓẓafa وظّف z [II f.] görevlendirdi

muvman

"hareket" [ Cumhuriyet - gazete, 1946]
Hükümetin son kararları çok cesurane (...) bunların muazzam ticari muvman [hareketlilik] yaratacağı söylenmektedir. "... müzikte tempo ile tanımlanan bölüm" [ Milliyet - gazete, 1953]
Hatta bir sonatının birinci muvmanı bitmek üzere imiş

Fr mouvement hareket, müzikte tempo Lat mouimentum hareket Lat mouere hareket etmek +ment°

 moment


11.08.2017
muz

Fa mūz موز zsıcak iklime özgü bir meyve, musa sapientum (≈ Ar mawz a.a. ) OFa mōz/mōc a.a. Sans moça मोच za.a.

muzaffer

Ar muẓaffar مظفّر z [#ẓfr mufaˁˁal II mef.] zafer bahşedilmiş Ar ẓafara ظفر zzafer kazandı

muzır

Ar muḍirr مُضِرّ z [#ḍrr mufˁil IV fa.] zarar veren, zararlı Ar ḍarra ضَرَّ zzarar verdi

muzip

Ar *muˁḏib مُعْذِب z [#ˁḏb mufˁil IV fa.] azap veren Ar ˁaḏaba عَذَبَ zengel oldu, sıkıntı verdi

mübadele

Ar mubādala(t) مبادلة z [#bdl mufāˁala(t) III msd.] değiş tokuş etme, bedeliyle değiştirme Ar badal بدل zbedel, eşdeğer