muvafık

muttali

Ar muṭṭaliˁ مطّلِع z [#ṭlˁ muftaˁil VIII fa.] gözetleyen, haberdar olan, iç yüzünü bilen Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı

muttasıl

Ar muttaṣil متّصِل z [#wṣl muftaˁil VIII fa.] bitişik, aralıksız izleyen Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

muvacehe

Ar muwācaha(t) مواجهة z [#wch mufāˁala(t) III msd.] yüzyüze gelme, karşılaşma, açık konuşma, İng. confront Ar wacaha وجاه zyöneldi, yüzünü bir yöne çevirdi

muvafakat

Ar muwāfaḳa(t) موافقة z [#wfḳ mufāˁala(t) III msd.] uyuşma, uzlaşma, karşılıklı rıza ≈ Ar wifāḳ وفاق za.a.

muvaffak

Ar muwaffaḳ مُوَفَّق z [#wfḳ mufaˁˁal II mef.] rast gelen, denk gelen, şanslı Ar waffaḳa وَفَّقَ z [II f.] rast geldi, başardı Ar wafiḳa وَفَقَ zuydu, uygun idi

muvafık

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kâfir u münkir münāfıkdır bular / birbirine χoş muvāfıḳdır bular

Ar muwāfiḳ موافق z [#wfḳ mufāˁil III fa.] muvafakat eden, uzlaşan, uygun Ar wāfaḳa وافق z [III f.] uzlaştı, uyuştu

 muvafakat


15.07.2015
muvahhit

Ar muwaḥḥid موحِّد z [#wḥd mufaˁˁil II fa.] bir kılan, tevhitçi, Müslüman Ar waḥada وَحَدَ ztek ve bir idi

muvakkat

Ar muwaḳḳat موقّت z [#wḳt mufaˁˁal II mef.] süresi belirlenmiş olan Ar waḳt وقت zvakit

muvakkit

Ar muwaḳḳit موقّت z [#wḳt mufaˁˁil II fa.] kronograf, saati belirleyen Ar waḳḳata وَقَّتَ z [II f.] zaman belirledi, saati söyledi Ar waḳt وقت zvakit

muvasalat

Ar muwāṣala(t) مواصلة z [#wṣl mufāˁala(t) III msd.] buluşma, ulaşma, vasıl olma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

muvazaa

Ar muwāḍaˁa(t) مُوَاضَعَة z [#wḍˁ mufāˁala(t) III msd.] asıl niyetini gizleyerek iş yapma, yapınma Ar waḍaˁa وَضَعَ zkoydu