muttasıl

mutmain

Ar muṭmaˀinn مطمئنّ z [#ṭmn mufaˁlil XI fa.] dingin, sakin, emin Ar iṭminān إطمنان z [ifˁilāl XI msd.] dinme, sakinleşme

mutrip

Ar muṭrib مُطرِب z [#ṭrb mufˁil IV fa.] 1. coşturan, 2. müzisyen, şarkıcı Ar ṭaraba طَرَبَ zcoştu, duygulandı

mutsuz
muttaki

Ar muttaḳi متّقٍ z [#wḳy muftaˁil VIII fa.] sakınan, özellikle Allah'tan korkan Ar waḳā وَقَا zkorudu, sakındı

muttali

Ar muṭṭaliˁ مطّلِع z [#ṭlˁ muftaˁil VIII fa.] gözetleyen, haberdar olan, iç yüzünü bilen Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı

muttasıl

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ḥukmā-durur evsaṭ maḳām / anuŋla muttaṣıldur χāṣ u ˁām [orta sınıf hakimdir, üst ve alt sınıf ona bitişiktir]

Ar muttaṣil متّصِل z [#wṣl muftaˁil VIII fa.] bitişik, aralıksız izleyen Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

 ittisal


28.04.2015
muvacehe

Ar muwācaha(t) مواجهة z [#wch mufāˁala(t) III msd.] yüzyüze gelme, karşılaşma, açık konuşma, İng. confront Ar wacaha وجاه zyöneldi, yüzünü bir yöne çevirdi

muvafakat

Ar muwāfaḳa(t) موافقة z [#wfḳ mufāˁala(t) III msd.] uyuşma, uzlaşma, karşılıklı rıza ≈ Ar wifāḳ وفاق za.a.

muvaffak

Ar muwaffaḳ مُوَفَّق z [#wfḳ mufaˁˁal II mef.] rast gelen, denk gelen, şanslı Ar waffaḳa وَفَّقَ z [II f.] rast geldi, başardı Ar wafiḳa وَفَقَ zuydu, uygun idi

muvafık

Ar muwāfiḳ موافق z [#wfḳ mufāˁil III fa.] muvafakat eden, uzlaşan, uygun Ar wāfaḳa وافق z [III f.] uzlaştı, uyuştu

muvahhit

Ar muwaḥḥid موحِّد z [#wḥd mufaˁˁil II fa.] bir kılan, tevhitçi, Müslüman Ar waḥada وَحَدَ ztek ve bir idi