mutmain

mutezile

Ar muˁtazila(t) معتزلة z [#ˁzl] sünni öğretiden ayrılmış olanlar Ar muˁtazil معتزل z [#ˁzl muftaˁil VIII fa.] ayrılmış, uzaklaşmış Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

mutfak

Ar maṭbaχ مطبخ z [#ṭbχ mafˁal iz/m.] yemek pişirme yeri, mutfak Ar ṭabaχa طبخ zpişirdi

muti

Ar muṭīˁ مُطِيع z [#ṭwˁ mufˁil IV fa.] itaat eden, boyun eğen Ar ṭāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

mutlak

Ar muṭlaḳ مطلق z [#ṭlḳ mufˁal IV mef.] salıverilmiş, kayıt ve şarttan bağımsız, salt Ar ṭalaḳa طلق zsalındı

mutlu

<< TTü umutlu

mutmain

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
muṭmaˀinne ممطمئنّة nefsile tutdı χūlar [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mutmain: Ârâm bulmuş, kanmış, teyakkun etmiş, itmi'nân getirmiş. Tamn Arabîde sükûnet manasınadır.

Ar muṭmaˀinn مطمئنّ z [#ṭmn mufaˁlil XI fa.] dingin, sakin, emin Ar iṭminān إطمنان z [ifˁilāl XI msd.] dinme, sakinleşme

 tatmin


06.09.2019
mutrip

Ar muṭrib مُطرِب z [#ṭrb mufˁil IV fa.] 1. coşturan, 2. müzisyen, şarkıcı Ar ṭaraba طَرَبَ zcoştu, duygulandı

mutsuz
muttaki

Ar muttaḳi متّقٍ z [#wḳy muftaˁil VIII fa.] sakınan, özellikle Allah'tan korkan Ar waḳā وَقَا zkorudu, sakındı

muttali

Ar muṭṭaliˁ مطّلِع z [#ṭlˁ muftaˁil VIII fa.] gözetleyen, haberdar olan, iç yüzünü bilen Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı

muttasıl

Ar muttaṣil متّصِل z [#wṣl muftaˁil VIII fa.] bitişik, aralıksız izleyen Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu