mutlak

mutena

Ar muˁtanā معتنَى z [#ˁny muftaˁal VIII mef.] özen gösterilmiş, itinalı Ar ˁanā عنا zilgilendirdi, anlam ve önem taşıdı

muteriz

Ar muˁtariḍ معترض z [#ˁrḍ muftaˁil VIII fa.] itiraz eden

mutezile

Ar muˁtazila(t) معتزلة z [#ˁzl] sünni öğretiden ayrılmış olanlar Ar muˁtazil معتزل z [#ˁzl muftaˁil VIII fa.] ayrılmış, uzaklaşmış Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

mutfak

Ar maṭbaχ مطبخ z [#ṭbχ mafˁal iz/m.] yemek pişirme yeri, mutfak Ar ṭabaχa طبخ zpişirdi

muti

Ar muṭīˁ مُطِيع z [#ṭwˁ mufˁil IV fa.] itaat eden, boyun eğen Ar ṭāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

mutlak

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bu evde muṭlaḳā ḥākimdir ol [ Meninski, Thesaurus, 1680]
muṭlaḳen seu muṭlaḳā : alel-ıṭlāḳ. Absolutè, planè, prorsus, simpliciter [mutlak surette, başlı başına]. YO: mutlakiyet "[Fr absolutisme çevirisi] koşulsuz iktidar" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Mutlakıyet devrinde bahriyemizin ne halde olduğunu bilmiyen var mı?

Ar muṭlaḳ مطلق z [#ṭlḳ mufˁal IV mef.] salıverilmiş, kayıt ve şarttan bağımsız, salt Ar ṭalaḳa طلق zsalındı

 ıtlak

Benzer sözcükler: mutlaka, mutlakiyet, mutlakiyetçilik


15.09.2017
mutlu

<< TTü umutlu

mutmain

Ar muṭmaˀinn مطمئنّ z [#ṭmn mufaˁlil XI fa.] dingin, sakin, emin Ar iṭminān إطمنان z [ifˁilāl XI msd.] dinme, sakinleşme

mutrip

Ar muṭrib مُطرِب z [#ṭrb mufˁil IV fa.] 1. coşturan, 2. müzisyen, şarkıcı Ar ṭaraba طَرَبَ zcoştu, duygulandı

mutsuz
muttaki

Ar muttaḳi متّقٍ z [#wḳy muftaˁil VIII fa.] sakınan, özellikle Allahtan korkan Ar waḳā وَقَا zkorudu, sakındı