mustazaf

muska

Arapça nsχ kökünden gelen nusχa(t) نسخة z "yazı, belge" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nasaχa نسخ z "kopyaladı, temize çekti" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

muslin

Fransızca mousseline "tülbend" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca mussolina "1. Musullu, Musul'dan gelen, 2. Orta Doğu kökenli ince pamuklu kumaş, tülbend" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük öz (İt) Mussolo "Irak'ta bir kent, Musul" özel adından +in° ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük öz (Ar) aynı anlama gelen al-Mawṣil المَوْصِل z özel adından alıntıdır. Bu sözcük Arapça wṣl kökünden gelen mawṣil "yol çatı, kavşak" sözcüğünden türetilmiştir.

musluk

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

muson

Fransızca mouson "tropik bölgelere özgü mevsim rüzgârı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Portekizce aynı anlama gelen mouçao sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça mawsim موسيم z sözcüğünden alıntıdır.

mustarip

Arapça ḍrb kökünden gelen muḍṭarib مُضْطَرِب z "ıstırap ve acı çeken, sıkılan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍaraba ضَرَبَ z "darbe vurdu" fiilinin muftaˁil vezninde (VIII) etken fiil sıfatııdır.

mustazaf
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Cumhuriyet - gazete, 2004]
mazlum, mustazaf ve Müslüman kardeşlerimize sırtlarını dönüp kâfirlerin sofralarında zıkkımlanırlarken [ Ekşi Sözlük, 2002]
mustazaf: ezilmiş, sömürülen, masum, proleter.

Köken

Arapça ḍˁf kökünden gelen mustaḍˁaf مستضعف z "zayıf sayılan, küçümsenen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍaˁufa ضَعُفَ z "zayıf idi" fiilinin mustafˁal vezninde (X) edilgen fiil sıfatııdır.

Daha fazla bilgi için zaaf maddesine bakınız.

Ek açıklama

Osmanlıca kullanımda marjinal olan ve belli başlı sözlüklerin hiç birinde yer almayan sözcük, yakın dönemde İranlı yazar Ali Şeriati'nin yayınları sayesinde siyasi sahada yaygınlık kazanmıştır. Türkçe geleneksel imlada müstez'af olması gerekirdi.


25.08.2017
muşamba

Arapça şmˁ kökünden gelen muşammaˁ مشمّع z "mumlanmış bez" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şammaˁa تشميع z "mumladı, balmumuna batırdı" fiilinin mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır. Bu sözcük Arapça şamˁ شمع z "balmumu" sözcüğünden türetilmiştir.

muşmula

Yeni Yunanca músmula μούσμουλα z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yeni Yunanca músmulon μούσμουλον z "elmaya benzer bir meyve, mespilus germanica" sözcüğünün çoğuludur. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen mespílon μεσπίλον z sözcüğünden evrilmiştir.

muşta

Farsça muşte مُشته z "yumruğa benzer şey, kabza, bıçak sapı, hallaç tokmağı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça muşt مُشت z "yumruk" sözcüğünden +a ekiyle türetilmiştir.

muştu

Farsça mujde مژده z "iyi haber, müjde" sözcüğünden alıntıdır.

muta

Arapça mtˁ kökünden gelen mutˁa(t) متعة z "1. yararlanma, keyif sürme, 2. boşanan kadına ödenen tazminat, 3. İslam hukukunda geçici nikâh" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça mataˁa متع z "yararlandı, keyif sürdü" fiilinin fuˁla(t) vezninde masdarıdır.