musallat

musahhih

Ar muṣaḥḥiḥ مصحّح z [#ṣḥḥ mufaˁˁil II fa.] tashih eden, düzelten Ar ṣaḥḥa صحّ zsağ idi, doğru idi

musahip

Ar muṣāḥib مصاحب z [#ṣḥb mufāˁil III fa.] yakın kişi, arkadaş Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi

musakka

Ar musaḳḳā مسقَّى z [#sḳy mufaˁˁal II mef.] sulandırılmış, su verilmiş, sulu yemek Ar saḳā سقا zsuladı

musalaha

Ar muṣālaḥa(t) مصالحة z [#ṣlḥ mufāˁala(t) III msd.] barışma, barış antlaşması yapma Ar ṣulḥ صلح za.a.

musalla

Ar muṣallā مصلّا z [#ṣlw mufaˁˁal II mef.] namaz kılmaya mahsus yer, namazgâh Ar ṣalā(t) secde, namaz

musallat

[ Kutadgu Bilig, 1069]
bu begler bayattın musallaṭ turur [bu beylere Allah sultanlık vermiştir] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
müsellat: Prefectus, praedominans, dominans [egemen, egemenlik yürüten]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
müsallat: Üzerine düşüb rahat bırakmayan, hakimi mutlak kesilib kahr altında tutan, ikide birde zuhur ile izac eden.

Ar musallaṭ مسلّط z [#slṭ mufaˁˁal II mef.] egemenlik iddia eden Ar sallaṭa سل ّط z [II f.] egemen kıldı, egemenlik tasladı

 sulta

Not: Olumsuz anlamı 19. yy'a doğru türemiş gibidir.


03.04.2015
musandıra

Yun mesándiro μεσάνδηρο zseki, ara kat, çıkma, eski evlerde yatak dolabı § Yun mésos μέσος zorta Yun ándiro άνδηρο zseki, balkon

musannif

Ar muṣannif مُصنِّف z [#ṣnf mufaˁˁil II fa.] tasnif eden, sınıflandıran, (kitap) derleyen Ar ṣannafa صَنَّفَ z [II f.] sınıflandırdı Ar ṣinf صِنْف zsınıf

Musevi

Ar mūsawī موسوى z [nsb.] Musa'ya mensup olan, Yahudi öz Mūsā موسى‎ zbir İbrani peygamberi İbr Moşeh מֹשֶׁה‎ za.a.

mushaf

Ar muṣḥaf مصحف z [#ṣḥf mufˁal IV mef.] kitap, özellikle Kuran Ar ṣaḥīfa(t) صحيفة zyazılı kâğıt, sayfa

musibet

Ar muṣība(t) مصيبة z [#ṣwb mufˁila(t) IV fa.] isabet eden şey, bela, kaza Ar ṣāba صاب zhedefi buldu