murdar

murakabe

Arapça rḳb kökünden gelen murāḳaba(t) مراقبة z "denetleme, kontrol etme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça raḳaba رَقَبَ z "gözetti, kontrol etti" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

murakıp

Arapça rḳb kökünden gelen murāḳib مراقب z "gözetleyen, denetleyen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça raḳaba رقب z "gözetti, kontrol etti" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

murassa

Arapça rṣˁ kökünden gelen muraṣṣaˁ مرصّع z "değerli taşlarla bezeli" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça raṣṣaˁa رصّع z "değerli taşlar veya altınla bezedi" fiilinin mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır. Bu sözcük Arapça raṣaˁa رصع z "dişleri birbirine yapışık veya bitişik idi" fiilinin (II) fiilidir.

murat

Arapça rwd kökünden gelen murād مراد z "istenen şey, dilek, amaç" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça rāda راد z "peşinden gitti, istedi" fiilinin mufˁal vezninde (IV) edilgen fiil sıfatııdır.

murç

Ermenice murc մուրճ z "çekiç" sözcüğünden alıntıdır.

murdar
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
murdār boldı nérse = arısız boldı [ Gazavat-ı Sultan Murad, 1451 yılından önce]
Rim-papanın dest-i murdārını būs edüb

Köken

Farsça murdār مردار z "dinen veya ahlaken kirli, necis" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça murdār "leş, ceset" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça murdan, mīr- "ölmek" fiilinden türetilmiştir. Orta Farsça fiil Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen mar- sözcüğünden evrilmiştir.

Daha fazla bilgi için mert maddesine bakınız.

Ek açıklama

Dissimilasyon eseri olan mundar biçimi 19. yy'dan itibaren kaydedilmiştir.

Benzer sözcükler

mundar


08.09.2017
murg

Farsça murġ "kuş, tavuk" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde mərəġa "kuş" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Sanskritçe mrgā मृग z "av hayvanı, geyik, bir tür büyük kuş" sözcüğü ile eş kökenlidir.

muris

Arapça wrs̠ kökünden gelen mūriṯ مورث z "birini mirasçı kılan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça wariṯa ورث z "miras edindi" fiilinin mufˁil vezninde (IV) etken fiil sıfatııdır.

mus

Fransızca mousse "köpük, çırpılmış yumurta akından yapılan tatlı, köpük kıvamında müstahzar" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince mulsum "ballı şey, tatlı" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince mel "bal" sözcüğünden türetilmiştir.

musahabe

Arapça ṣḥb kökünden gelen muṣāḥaba(t) مصاحبة z "karşılıklı dostluk etme, sohbet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaḥiba صَحِبَ z "dost idi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

musahhih

Arapça ṣḥḥ kökünden gelen muṣaḥḥiḥ مصحّح z "tashih eden, düzelten" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaḥḥa صحّ z "sağ idi, doğru idi" fiilinin mufaˁˁil vezninde (II) etken fiil sıfatııdır.