mum

mukteza

Ar muḳtaḍā مقتضىَ z [#ḳḍy muftaˁal VIII mef.] mantıken zorunlu olan, gereklik, gerekçe Ar ḳaḍā قضا zzorunlu kıldı, yürürlüğe koydu, yargıladı

mukus

Lat mucus sümük << HAvr *mew-k- cıvık, yumuşak veya ıslak olma

mulaj

Fr moulage kalıba dökme, döküm Fr moule kalıp +age << Lat modulus a.a.

mulatto

İsp mulato melez, beyaz biri ile zenci (köle)den doğma çocuk ~? Ar muwallad مولّد z [#wld mufaˁˁal II mef.] doğmuş, doğurulmuş, piç, nesebi belli olmayan çocuk Ar walada doğurdu

multimedya

İng multimedia ses, görüntü, metin gibi birden fazla anlatım aracını bir araya getiren (İlk kullanım: 1962)

mum

[ Codex Cumanicus, 1303]
candela - Fa: mom - Tr: čirak [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
anuŋ-içün demüri mūm eyledi [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
şamˁ [Ar.]: mum, balavuz [bal-ağız]

Fa/OFa mūm/mōm موم zbalmumu, mumdan yapma kandil

Benzer sözcükler: balmumu, mumlamak, mumlu kâğıt

Bu maddeye gönderenler: mumya


13.07.2015
mumya

Ar/Fa mūmiyā موميا z1. mumsu bir madde, bitüm, zift, 2. bu madde ile tahnit edilmiş ceset ≈ Fa mūm موم z

munis

Ar mūnis مُونِس z [#Ans mufˁil IV fa.] dost, yoldaş, evcil Ar anasa أَنَسَ zdostça davrandı, alıştı, evcilleşti

muntazam

Ar muntaẓım منتظَم z [#nẓm muftaˁil VIII fa.] intizamlı, dizili Ar naẓama نَظَمَ zdizdi

muntazır

Ar muntaẓir منتظر z [#nẓr muftaˁil VIII fa.] gözeten, bekleyen Ar naẓara نَظَرَ zbaktı, gözledi

munzam

Ar munḍamm منضم z [#ḍmm mufˁal IV mef.] katılmış, katılan, katma, ek Ar ḍamma ضمّ zekledi, kattı