mukataa

mukaddime

Ar muḳaddima(t) مقدّمة z [#ḳdm mufaˁˁila(t) II fa.] takdim eden şey, önsöz Ar ḳaddama قَدَّمَ z [II f.] öne sürdü, öne koydu, söze giriş yaptı

mukallit

Ar muḳallid مقلّد z [#ḳld mufaˁˁil II fa.] taklit eden Ar ḳallada قلّد z [II f.] taklit etti

mukarenet

Ar muḳārana(t) مقارنة z [#ḳrn mufāˁala(t) III msd.] eşleşme, beraberlik, yoldaşlık Ar ḳarana قَرَنَ zçift koştu, eşleştirdi

mukarnas

Ar muḳarnas مقرنس z [#ḳrns mufaˁlal q. mef.] İslam mimarisinde bir tür geometrik motif Aram ḳarnsā קרנסא z [#ḳrns] çekiç, çekiçle vurma

mukarrer

Ar muḳarrar مقرّر z [#ḳrr mufaˁˁal II mef.] kararlaştırılmış, karar kılmış, konfirme Ar ḳarra قرّ zkarar kıldı

mukataa

"miri emlakten verilen pay" [ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
χāṣ kullarına Şām vilāyetinüŋ aḳṣāsından ve muḥīṭ deŋizinüŋ kenārından muḳāṭaˁalar ve timārlar virdi. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
muḳāṭaˁat: Disjungi & aleniorem esse [ayrılma, yabancılaşma], etiam usit. Locus vectigalium seu ipsum vectigal [ürün vergisi toplanan yer ve verginin kendisi]

Ar muḳāṭaˁa(t) مقاطعة z [#ḳṭˁ mufāˁala(t) III msd.] ayrılan şey, pay, miri mülkten kişilere tahsis edilen pay Ar ḳaṭaˁa قَطَعَ zkesti

 kat2

Not: Osmanlı kullanımında "üründen pay ayırma" anlamında bir aynî vergi adı.


06.11.2018
mukatele

Ar muḳātala(t) مقاتلة z [#ḳtl mufāˁala(t) III msd.] karşılıklı öldürme, çarpışma Ar ḳatala قَتَلَ zöldürdü

mukavele

Ar muḳāwala(t) مقاولة z [#ḳwl mufāˁala(t) III msd.] söyleşme, sözleşme Ar ḳāla قال zsöyledi

mukavemet

Ar muḳāwama(t) مقاومة z [#ḳwm mufāˁala(t) III msd.] karşı durma, direnme Ar ḳāma قَامَ zdurdu

mukavim

Ar muḳāwim مقاوم z [#ḳwm mufāˁil III fa.] mukavemet eden, direnen, dirençli Ar ḳāma قام zdurdu, ayağa kalktı

mukavva

Ar muḳawwā مُقَوَّى z [#ḳwy mufaˁˁal II mef.] güçlendirilmiş, takviye edilmiş Ar ḳawiya قَوِىَ zgüçlü idi, güçlendi