muhtar

muhit

Ar muḥīṭ محيط z [#ḥwṭ mufˁil IV fa. & mef.] kuşatan, kucaklayan, çevre Ar ḥāṭa حَاطَ zkuşattı, çitle çevirdi

muhkem

Ar muḥkam محكم z [#ḥkm mufˁal IV mef.] pekiştirilmiş, pek, berk Ar aḥkama أحكم z [IV f.] berkitti, pekiştirdi

muhlis

Ar muχliṣ مخلص z [#χlṣ mufˁil IV fa.] hulus sahibi, arınmış, temiz Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

muhrip

Ar muχrib مخرب z [#χrb mufˁil IV fa.] tahrip eden Ar χaraba خرب zharap oldu

muhtaç

Ar muḥtāc محتاج z [#ḥwc muftaˁil VIII fa. & mef.] gereken, gereksinen, ihtiyaç duyan veya duyulan Ar ḥāca حاج zgerekti

muhtar

"seçilmiş, seçkin" [ Danişmend-Name, 1360]
Sanki ˁālem içre muχtār olasın muhtariyet "[Fr autonomie karşılığı] özerklik" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
muhtāriyet (lugat-i müvellede): idāre-i cüz'iyesi elinde olanın hali.

Ar muχtār مختار z [#χyr muftaˁil VIII fa. & mef.] 1. [mef.] seçilmiş, 2. [fa.] kendi iradesiyle seçen, otonom Ar χāra خَارَ zseçti, tercih etti

 ihtiyar

Not: Arapça sözcük ecvef fiilin hem faili hem mef'ulü anlamını taşır. • Osmanlı Devletinde 1830'lardan itibaren köylerin seçilmiş yöneticilerine verilen addır.

Benzer sözcükler: muhtariyet


08.10.2017
muhtasar

Ar muχtaṣar مختصر z [#χṣr muftaˁal VIII mef.] kısaltılmış, kısa, özet Ar aχtaṣara [VIII f.] sözü kısa tuttu, özetledi

muhtekir

Ar muḥtakir محتكر z [#ḥkr muftaˁil VIII fa.] ihtikâr eden, istifçi Ar ḥakara حكر zstok yaptı

muhtelif

Ar muχtalif مختلف z [#χlf muftaˁil VIII fa.] ihtilaf eden, (gün ve gece gibi) alternasyonlu, değişken Ar χalafa خلف zayrı veya aykırı idi

muhtelit

Ar muχtaliṭ مختلِط z [#χlṭ muftaˁil VIII fa.] karışık Ar χalaṭa خَلَطَ zkardı

muhtemel

Ar muḥtamal محتمَل z [#ḥml muftaˁal VIII mef.] ihtimal olan, olası Ar ḥamala حَمَلَ zyüklendi