muhanet

muhalif

Ar muχālif مخالف z [#χlf mufāˁil III fa.] muhalefet eden, ters, karşıt Ar χalafa خلف zaksi idi

muhallebi

Ar *muḥallab محلّب z [#ḥlb mufaˁˁal II mef.] sütlü, sütlenmiş Ar ḥalab حلب zsüt

muhammara

Ar muḥammara(t) محمّرة z [#ḥmr mufaˁˁala(t) II mef.] «kırmızılanmış», domates salçalı yemek Ar ḥammara [II f.] kızıla boyadı, kırmızıladı

muhammen

Ar *muχamman مخمّن z [#χmn mufaˁˁal II mef.] tahmin edilen Ar χammana خَمَّنَ z [II f.] tahmin etti

Muhammet

Ar muḥammad محمّد z [#ḥmd mufaˁˁal II mef.] 1. övülmüş, övülen, 2. İslam peygamberinin adı veya lakabı Ar ḥamada حمد zhamd etti, övdü

muhanet

"namert, kalleş" [ Pir Sultan Abdal, y. 1600]
Muhannettir yalan dünya kayıran [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
muhanat: Korkak, namert, alçak.

Ar muχannaθ مخنّث z [#χnθ mufaˁˁal V mf.] pasif eşcinsel, hermafrodit Ar χanaθa büküldü, eğildi, dişi gibi davrandı

Not: Halk ağızlarında sadece ozan geleneğinde "alçak, kalleş" anlamıyla görülen sözcükte /th/ > /t/ ses evrimi dikkat çekicidir. Türkçede sadece matkap sözcüğünde görülen bu hadise Kürtçede standarttır (tebat, metel, mîrat, teql vb.).

Benzer sözcükler: muhanat, muhannet


27.01.2019
muharebe

Ar muḥāraba(t) محاربة z [#ḥrb mufāˁala(t) III msd.] savaşma Ar ḥariba حرب zakın ve talan etti

muharip

Ar muḥārib محارب z [#ḥrb mufāˁil III fa.] muharebe eden, savaşçı Ar ḥariba حرب zakın etti

muharref

Ar muḥarraf محرّف z [#ḥrf mufaˁˁal II mef.] tahrif edilmiş, bozuk Ar ḥarrafa حرّف z [II f.] tahrif etti, bozdu

muharrer

Ar muḥarrar محرَّر z [#ḥrr mufaˁˁal II mef.] yazılı, yazılmış Ar ḥarrara حَرَّرَ z [II f.] yazdı

muharrik

Ar muḥarrik محرّك z [#ḥrk mufaˁˁil II fa.] hareket ettiren, motör Ar ḥaraka حرك zhareket etti