muhammara

muhakkik

Ar muḥaḳḳiḳ مُحَقِّق z [#ḥḳḳ mufaˁˁil II fa.] tahkik eden, gerçeği soruşturan Ar ḥaḳḳaḳa حَقَّق z [II f.] doğruladı

muhal

Ar muḥāl مُحال z [#ḥwl mufˁal IV mef.] çelişkili, tutarsız, imkânsız Ar ḥāla حَالَ zdönüştü, bir hal aldı

muhalefet

Ar muχālafa(t) مخالفة z [#χlf mufāˁala(t) III msd.] aleyhte olma, zıtlaşma, karşıtlık Ar χalafa خلف z(birinin) ardından konuştu, topluluktan ayrı düştü, zıt gitti

muhalif

Ar muχālif مخالف z [#χlf mufāˁil III fa.] muhalefet eden, ters, karşıt Ar χalafa خلف zaksi idi

muhallebi

Ar *muḥallab محلّب z [#ḥlb mufaˁˁal II mef.] sütlü, sütlenmiş Ar ḥalab حلب zsüt

muhammara

"Antep mutfağına özgü bir meze" [ Milliyet - gazete, 1984]
simitli köfte, humus, muhammara ve dil peyniri helvası

Ar muḥammara(t) محمّرة z [#ḥmr mufaˁˁala(t) II mef.] «kırmızılanmış», domates salçalı yemek Ar ḥammara [II f.] kızıla boyadı, kırmızıladı

 ahmer

Not: Antakya ve Antep mutfağına özgü bir yemek adı iken 1980'lerden sonra ulusal dile dahil oldu.


08.09.2017
muhammen

Ar *muχamman مخمّن z [#χmn mufaˁˁal II mef.] tahmin edilen Ar χammana خَمَّنَ z [II f.] tahmin etti

Muhammet

Ar muḥammad محمّد z [#ḥmd mufaˁˁal II mef.] 1. övülmüş, övülen, 2. İslam peygamberinin adı veya lakabı Ar ḥamada حمد zhamd etti, övdü

muhanet

Ar muχannaθ مخنّث z [#χnθ mufaˁˁal V mf.] pasif eşcinsel, hermafrodit Ar χanaθa büküldü, eğildi, dişi gibi davrandı

muharebe

Ar muḥāraba(t) محاربة z [#ḥrb mufāˁala(t) III msd.] savaşma Ar ḥariba حرب zakın ve talan etti

muharip

Ar muḥārib محارب z [#ḥrb mufāˁil III fa.] muharebe eden, savaşçı Ar ḥariba حرب zakın etti