muhallebi

muhakkak

Ar muḥaḳḳaḳ مُحَقَّق z [#ḥḳḳ mufaˁˁal II mef.] doğrulanmış, tahkik edilmiş Ar ḥaḳḳaḳa حَقَّق z [II f.] doğruladı Ar ḥaḳḳa حَقَّ zdoğru idi

muhakkik

Ar muḥaḳḳiḳ مُحَقِّق z [#ḥḳḳ mufaˁˁil II fa.] tahkik eden, gerçeği soruşturan Ar ḥaḳḳaḳa حَقَّق z [II f.] doğruladı

muhal

Ar muḥāl مُحال z [#ḥwl mufˁal IV mef.] çelişkili, tutarsız, imkânsız Ar ḥāla حَالَ zdönüştü, bir hal aldı

muhalefet

Ar muχālafa(t) مخالفة z [#χlf mufāˁala(t) III msd.] aleyhte olma, zıtlaşma, karşıtlık Ar χalafa خلف z(birinin) ardından konuştu, topluluktan ayrı düştü, zıt gitti

muhalif

Ar muχālif مخالف z [#χlf mufāˁil III fa.] muhalefet eden, ters, karşıt Ar χalafa خلف zaksi idi

muhallebi

"sütlü" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ḳalye-i Reşīdī, herīse-i muḥallebī, halāve-i Meemūnī "süt tatlısı" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
zülbiyāt u hulviyātı ve baklavası ve palūdesi ve muḥallebīsi ve ṣayf u şitāda [yaz kış] üçer kāse χoşābı

Ar *muḥallab محلّب z [#ḥlb mufaˁˁal II mef.] sütlü, sütlenmiş Ar ḥalab حلب zsüt

Not: Arapça kökenli olduğu muhakkak olmakla birlikte Arapça eşdeğeri kaydedilmemiştir.


22.12.2014
muhammara

Ar muḥammara(t) محمّرة z [#ḥmr mufaˁˁala(t) II mef.] «kırmızılanmış», domates salçalı yemek Ar ḥammara [II f.] kızıla boyadı, kırmızıladı

muhammen

Ar *muχamman مخمّن z [#χmn mufaˁˁal II mef.] tahmin edilen Ar χammana خَمَّنَ z [II f.] tahmin etti

Muhammet

Ar muḥammad محمّد z [#ḥmd mufaˁˁal II mef.] 1. övülmüş, övülen, 2. İslam peygamberinin adı veya lakabı Ar ḥamada حمد zhamd etti, övdü

muhanet

Ar muχannaθ مخنّث z [#χnθ mufaˁˁal V mf.] pasif eşcinsel, hermafrodit Ar χanaθa büküldü, eğildi, dişi gibi davrandı

muharebe

Ar muḥāraba(t) محاربة z [#ḥrb mufāˁala(t) III msd.] savaşma Ar ḥariba حرب zakın ve talan etti