muhal

muhafazakâr

§ Ar muḥāfaḍa(t) محافظة zmuhafaza Fa kār كار zeden

muhafız

Ar muḥāfiẓ محافظ z [#ḥfẓ mufāˁil III fa.] muhafaza eden, korucu Ar ḥafaẓa حفظ zkorudu

muhakeme

Ar muḥākama(t) محاكمة z [#ḥkm mufāˁala(t) III msd.] akıl yürütme, yargılama Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı

muhakkak

Ar muḥaḳḳaḳ مُحَقَّق z [#ḥḳḳ mufaˁˁal II mef.] doğrulanmış, tahkik edilmiş Ar ḥaḳḳaḳa حَقَّق z [II f.] doğruladı Ar ḥaḳḳa حَقَّ zdoğru idi

muhakkik

Ar muḥaḳḳiḳ مُحَقِّق z [#ḥḳḳ mufaˁˁil II fa.] tahkik eden, gerçeği soruşturan Ar ḥaḳḳaḳa حَقَّق z [II f.] doğruladı

muhal

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
bilmedüğin işlemek ola muḥāl [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
ˁāşıḳ Yūnus bu sözi muḥāl diyü söylemez

Ar muḥāl مُحال z [#ḥwl mufˁal IV mef.] çelişkili, tutarsız, imkânsız Ar ḥāla حَالَ zdönüştü, bir hal aldı

 hal1

Benzer sözcükler: farzımuhal


15.07.2015
muhalefet

Ar muχālafa(t) مخالفة z [#χlf mufāˁala(t) III msd.] aleyhte olma, zıtlaşma, karşıtlık Ar χalafa خلف z(birinin) ardından konuştu, topluluktan ayrı düştü, zıt gitti

muhalif

Ar muχālif مخالف z [#χlf mufāˁil III fa.] muhalefet eden, ters, karşıt Ar χalafa خلف zaksi idi

muhallebi

Ar *muḥallab محلّب z [#ḥlb mufaˁˁal II mef.] sütlü, sütlenmiş Ar ḥalab حلب zsüt

muhammara

Ar muḥammara(t) محمّرة z [#ḥmr mufaˁˁala(t) II mef.] «kırmızılanmış», domates salçalı yemek Ar ḥammara [II f.] kızıla boyadı, kırmızıladı

muhammen

Ar *muχamman مخمّن z [#χmn mufaˁˁal II mef.] tahmin edilen Ar χammana خَمَّنَ z [II f.] tahmin etti