mudi

muazzez

Ar muˁazzaz معزّز z [#ˁzz mufaˁˁal II mef.] saygı duyulan, yüceltilen Ar ˁazzaza عزّز z [II f.] saygı gösterdi, yüceltti

mucarta

?

mucip

Ar mūcib موجب z [#wcb mufˁil IV fa.] icap eden, gerektiren Ar wacaba ايجاب zborç veya ödev idi

mucit

Ar mūcid مُوجِد z [#wcd mufˁil IV fa.] var eden, meydana getiren Ar wacada وَجَدَ zbulundu, var oldu

mucize

Ar muˁciza(t) معجزة z [#ˁcz mufˁila(t) IV fa.] 1. aciz bırakan şey, 2. Kuran'a göre peygamberlere mahsus olan doğaüstü eylem Ar ˁaciza عجز zaciz idi

mudi

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
mūdiˁ: Emanet ve vedia bırakan

Ar mūdiˁ مودع z [#wdˁ mufˁil IV fa.] veda eden, bırakan, özellikle emanet bırakan Ar wadaˁa ودع zbıraktı, emanet etti

 veda


08.09.2014
mufassal

Ar mufaṣṣal مفصّل z [#fṣl mufaˁˁal II mef.] ayrıntılı Ar faṣala فصل zayırdı

muffin

İng muffin bir tür küçük kek

muflon

Fr mouflon bir tür yaban koyunu, bu koyunun kürkü İt muflone a.a. << OLat mufro a.a. +on

mugalata

Ar muġālaṭa(t) مغالطة z [#ġlṭ mufāˁala(t) III msd.] yanlışa düşürme, yanıltma Ar ġalaṭa غَلَطَ zyanıldı

muganni

Ar muġanni مغنّي z [#ġny mufaˁˁil II fa.] şarkıcı Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek şarkı söyledi, kumru gibi öttü